KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/16235 E., 2013/8329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın iptali
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira ve ortak gider alacağı ile hor kullanma tazminatının tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile 5.780,00 TL üzerinden itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, kira parası ve ortak gider alacağı ile hor kullanma tazminatının tahsili amacıyla davalı borçlu aleyhine icra takibi başlattıklarını,davalı borçlunun haksız ve yersiz yere takibe kısmi itiraz ettiğini belirterek davalının toplam 5.780,00 TL alacağa vaki itirazının iptali ile takibin devamına, %40 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili,davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 5.780,00 TL üzerinden itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmiştir.
Davacı alacaklı, 16.02.2009 tarihinde ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesine ait 2009/91 D.iş sayılı dosyasıyla delil tespiti istemiş, alınan bilirkişi raporundan kiralananın kapısının davacının verdiği anahtarla açıldığı anlaşılmıştır.Bu nedenle kiralananın 16.02.2009 tarihinde tahliye edildiğinin kabul edilmesi gerekir.
Bu durumda kiracı tahliye ettiği tarihe kadar ki kira bedelini ödemekle yükümlüdür.Taraflar arasında imzalanan 2.02.2002 başlangıç tarihli,1 yıl süreli kira sözleşmesinin 02/02/2009 günü bir yıl daha yenilenmesinden sonra kiralananı tahliye eden kiracı, erken tahliye nedeniyle kiraya verenin mahrum kaldığı kira bedelini de ödemek zorundadır.Bu konuda mahkemece erken tahliye nedeniyle mahrum kalınan kira gelirinin tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan mahkemece tesbit raporundaki veriler gözetilerek hor kullanma sonucu oluşan zararın tesbiti yönünden de bilirkişi incelemesi yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken zararın hor kullanma sonucu mu yoksa, normal kullanım sonucu mu oluştuğu konusunda değerlendirme yapılmadan tesbit raporu ile yetinilerek sonuca gidilmesi de isabetsizdir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/16235, K. 2013/8329, 13 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama