KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/16300 E., 2012/14793 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın kaldırılması ve tahliye
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma
İcra Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın kaldırılması ve tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili ve tahliye istekli takibe vaki itirazın kaldırılması ve yasal süresi içinde kira parasının ödenmemesi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ile müvekkilininde arasında bulunduğu taşınmazların hissedarları arasında 01.04.2006 tarihli kira sözleşmesinin imzalandığını, kiralanan taşınmazların 24/06/2009 tarihinde mülkiyetinin müvekkiline geçtiğini, müvekkilinin kira bedelleri talep edilen taşınmazların tek maliki olduğunu, bu nedenle kira parasının ödenmemesi nedeniyle takip yapıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, yasal süresi içinde takibe konu kira parasını ödemediğinden bahisle itirazın kaldırılmasını ve kiralananın tahliyesine karar verilmesi talep etmiştir.
Takibe konu kira sözleşmesi 01.04.2006 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi olup, kira sözleşmesini davalı ... İnşaat Enerji San ve Tic. A.Ş. kiracı olarak, ...,... ve ... ise kiralayan sıfatı ile imzalanmış, Bursa ili Nilifer ilçesi, ...Mahallesi ... mevkiindeki 2840 ada 82, 85, 86 ve 87 no'lu parsellerdeki toplam 8144,13 m2 tarla vasfındaki taşınmaz kiralanmıştır.
Davacı tarafından Bursa 2. İcra Müdürlüğü'nün 2010/13726 esas sayılı dosyasıyla 01.04.2006 tarihli kira sözleşmesine istinaden ödenmeyen, 2009 Mart ayından 2010 Temmuz ayına kadar olan 41.406,00.- TL kira parası ve 2.852,82.- TL işlemiş faiz talep edilmiş, ödeme emrinin 14.08.2010 tarihinde tebliği üzerine,
yasal süresi içinde takibe itiraz ederek 01.04.2006 tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesindeki imzasını inkar etmeksizin, kendilerinin söz konusu sözleşmeden sonra 01.06.2007 tarihinde...'la imzalanan kira sözleşmesi ile taşınmazda kiracı olarak oturduğunu,...'dan başkasının kira alacağı ve tahliye isteme hakkı olmadığını belirterek davacının tek başına takip yapamayacağını belirterek itiraz etmiştir.
Davalının taşınmazda 01.04.2006 tarihli kira sözleşmesi ile kiracıyken sonrasında... ile imzalanan 01.06.2007 tarihli sözleşme ile kiralananda oturmaya devam ettiğine ilişkin itirazı, ikinci sözleşmenin ilk sözleşmeyi imzalayanlarca
yapılmaması, ilk sözleşmenin feshedildiğine dair davalı tarafından belgede sunulamamasına göre davalının 01.06.2007 tarihli sözleşme ile kiracı olduğuna dair itirazları yerinde değildir. Bu nedenle davacının 01.04.2006 tarihli kira sözleşmesi ile kiralananı kullandığının kabulüne yönelik yerel mahkemenin değerlendirmesinde usulsüzlük bulunmamaktadır.
Ancak, davacı tarafından 01.04.2006 tarihli kira sözleşmesine istinaden yeni malik sıfatı ile kira alacağı ve tahliye talep edildiğinden bu hususun değerlendirilmesi zorunludur.
Davacının dayandığı 01.04.2006 tarihli kira sözleşmesinde kiralanan yer olarak Bursa ili Nilifer ilçesi, ...Mahallesi ... mevkiindeki 2840 ada 82, 85, 86 ve 87 no'lu parsellerdeki toplam 8144,13 m2 tarla olarak belirtilmiş, kira parasının aylık 2.000.- TL olduğunu kararlaştırılmış, kira sözleşmesinde her bir parsel için ayrı kira parası tespit edilmemiştir.
Davacının kira sözleşmesine konu taşınmazın mülkiyetine sahip olması halinde kira alacağının tahsilini ve kiracının tahliyesini tek başına talep edebilirse de, dosyaya getirtilen tapu kayıtlarına göre, 2840 Ada 86, 85 ve 87 no'lu parsellerin 24.06.2009 tarihinde davacı ... adına tescil edildiği, 2840 Ada 82 parselin ise...'a ait iken 30.12.2008 tarihinde Hasan Uşen'e satıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, kira sözleşmesinde kira parasının her bir parsel için ayrı ayrı belirlenmemesi, parsellerden bir tanesinin ise davacıya ait olmaması, bu nedenle davacıya ait parsellerin kira parasının belirsiz olması karşısında alacak miktarına yönelik uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden itirazın kaldırılmasına karar verilemeyeceğinden, tahliye yönünden ise itirazın kaldırılmasına karar verilmeden tahliyeye karar verilemeyeceğinden, davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/16300, K. 2012/14793, 14 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama