KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/17428 E., 2013/1316 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, alacaklı tarafından açılan, 7 adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, 4 adet taşınmazda, borçlunun hissesinin bulunmaması, 3 adet parselde borçlunun paylı mülkiyet payı bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, 221 parsel sayılı taşınmazda, borçlu davalının payının olmamasına göre 221 parsel sayılı taşınmazda ortaklığın giderilmesi isteminin reddine yönelik davacının temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece reddine karar verilen, 247,431, 464, 176, 470 ve 511 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davacının temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasının 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Davaya konu 247, 431, 464, 176, 470 ve 511 parsel sayılı taşınmazlarda ...'ın da payı bulunduğu halde, davaya dahil edilmemiştir. Bu nedenle, belirtilen parseller yönünden usulünce taraf teşkili sağlandığı söylenemez. Mahkemece, paydaş Ümran Uyar'da usulünce davaya dahil edilerek, taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, usulünce taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmaldır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/17428, K. 2013/1316, 30 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama