KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/18414 E., 2013/1789 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazda paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, davalılar ile müştereken malik oldukları 28843 ada 5 parsel nolu taşınmazda paydaşlığın satış suretiyle giderilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davacı vekilinin bir kısım davalıların adresini verilen kesin sürede bildirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunun 119. maddesinde, dava dilekçesinde bulunması zorunlu hususlar tek tek sayılmıştır. HMK'nın 119/1-b maddesinde davacının, davalının ad-soyad ve adresini, 1-c maddesinde ise TC kimlik numarasını bildirmek zorunda olduğu, aynı Yasanın 119/2. maddesinde ise, bu hususların eksik olması halinde, hakimin davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre vereceği, bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
Olayımıza gelince; Mahkemece, davacı vekilinin dava dilekçesinde ... ve ... 'in adresini bildirmemesi nedeniyle, davacı vekiline, ilk oturumda bu davalıların adreslerini bildirmesi ve davalı ...'nin mirasçılarının tespiti ile davaya dahil edilmesi için iki haftalık kesin süre verilmesine rağmen, kesin süre gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Ne var ki verilen kesin süre içerisinde ara kararının gereğinin yerine getirilmemesi halinde yapılacak işlem hakkında ihtarat yapılmadığından verilen kesin süre usulsüz olup, sonuç doğurmayacağından hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, yukarıda belirtilen HMK. nın 119. maddesine göre bu durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması da doğru değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/18414, K. 2013/1789, 6 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama