KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/4623 E., 2012/8887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tazminat
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralananın duvarının çökmesi sonucu meydana gelen maddi zarar ile manevi zararın tahsili isteğine ilişkindir. Mahkeme, manevi tazminat talebinin reddine,maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar vermiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarına gelince, davacı kiracı dava dilekçesinde ülke çapında tanınmış bir lojistik firması olduğunu, mecuru Kayseri'deki bayilere gönderilen ürünlerin dağıtımdan önce muhafazası için kullandığını, mecurun ikiye bölünerek diğer kısmın dava dışı üçüncü bir firmaya kiralandığını, mecuru ikiye bölen duvarın kendiliğinden çöktüğünü ve depodaki ürünlerin üzerine düştüğünü, zarar gören ürünler için sahibine bedelini tazmin zorunda kaldığını, bu sebeple hem maddi kayba hem de itibar kaybına uğradığını, toplam 11957,87 TL maddi zararın tarafından ödendiğini,
BK.nun 58.maddesinde binanın fena yapılmasından dolayı maliki hakkında kusursuz sorumluğun öngörüldüğünü, kaldı ki kolonlarla bağlantısı bile bulunmayan, tamamen kira gelirini arttırmak amacıyla örülen duvarın çökmesi hususunda esasen mal sahibinin kusurunun aşikar olduğunu belirterek yaptığı ödemelerin toplam tutarı olan 11957,87 TL maddi tazminat ile faizinin tahsilini talep etmiştir.
Dava öncelikle BK.58. gereği bina sahibinin kusursuz sorumluluğuna dayanılarak açılmıştır. BK. 58. maddesi kusursuz yani objektif bir sorumluluğa dayanmaktadır. Objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan ağırlaştırılmış bir kusursuz sorumluluk halidir. Zarar ile binanın kullanılması arasında illiyet bağının varlığı sorumluluk için yeterlidir. Ayrıca kusur aranmaz. Buna göre davalı-kiralayan-malik meydana gelen zararın tamamından sorumludur.
Mahkemece zararın tamamının tahsiline karar verilmesi gerekirken kusura göre oranlama yapılarak yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Öte yandan davacı dava dilekçesine eklemiş olduğu faturalara göre meydana gelen zarar miktarının 11957,87 TL olduğunu iddia etmiştir.
Her ne kadar bilirkişi raporunda zararın 8339,01 TL olduğu belirtilmiş ise de esasen bu miktarın da sigorta eksperi tarafından belirlendiği, muafiyet ve sovtaj nedeniyle hasarda indirim yapılmak suretiyle tespit edildiği anlaşıldığından gerçek zararın bu miktar olmadığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
Mahkemece davacı tarafından sunulan faturaların zarar gören ürünlere ilişkin olup olmadığı ve belirtilen tutarın muhatabına ödenip ödenmediği üzerinde durularak gerçek zararın tespitine ilişkin yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmemiş olması da doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/4623, K. 2012/8887, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama