KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/5105 E., 2012/8338 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın kaldırılması, tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, tahliye isteminin reddine, itirazın kaldırılması isteminin kabulüne, takibin devamına, % 40 icra tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Kanunu'nun 6099 Sayılı Yasa ile değişik 10.maddesinde, “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir hükmü öngörülmüştür.
Ayrıca aynı kanunun 3. maddesi ile eklenen ek fıkrada, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır”.
Hükmünü, T.K.nun 21/2. maddesi “(Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./5.mad) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”, T.K'nun 35/2 maddesi “ Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükümlerini içermektedir.
Yasa hükümlerine göre, adres kayıt sisteminde adresleri tespit edilebilen taraflara Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebligat yapılmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Yasadaki değişiklikler 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Olayımıza gelince; icra takibindeki temerrüde esas alınan ödeme emri kiralananın bulunduğu adreste davalı kiracıya 21.maddeye göre tebliğ edildiği halde farklı adrese gönderilen dava dilekçesi tebliğ edilemeden çıkış merciine iade edilmesi üzerine, ödeme emri tebliğinin yapıldığı adreste 35.maddeye göre tebliğ edilmiştir. Davalının mernis sistemine kayıtlı adresi mahkemece araştırılmamıştır.
6099 Sayılı Kanun ile değişik 7201 Sayılı Tebligat Kanunu gereğince davalının mernis adresi araştırılarak tespit edilen mernis adresine tebliğ yapılmak suretiyle, davalının belirlenen adreste bulunmaması halinde yukarıda belirtildiği gibi dava dilekçesi tebliğ belgesi muhtara bırakılmak ve buna ilişkin 2 nolu ihbarname davalının adresine asılmak suretiyle tebligat işleminin tamamlanması gerekirken, bu yola gidilmeden Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre davalıya tebligat işleminin yapılması usulsüz olup, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararının bozulması gerekmektedir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/5105, K. 2012/8338, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama