KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/5418 E., 2012/8603 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, dört parça taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olması, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin 259, 387, 604 parsellere ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin satışına karar verilen 167 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazına gelince;
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle Belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu taşınmaz başında yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi raporundan taşınmazın imar planı içinde kaldığı yola terki yapıldıktan sonra taksim edilebileceği bildirilmiştir. Taşınmazın taksim edilip edilemeyeceği belediye encümenine sorulmuş gelen cevabi yazıda ifraz projesi hazırlandıktan sonra ve yola terki gösterildikten sonra taksim edilebileceği belirtilmiştir.
Bu durumda teknik bilirkişiye ifraz projesi düzenlettirerek bu projeye göre taşınmazın taksim edilip edilemeyeceğini, onay makamı olan ...
Belediyesine gönderilerek projeye göre taksimin mümkün olup olmadığının sorulması, taksimin mümkün olduğunun anlaşılması halinde tarafların yola terke muvafakatlarının bulunup bulunmadığı konusundaki beyanlarının alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bunlardan zuhul olunarak eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/5418, K. 2012/8603, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama