KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/5561 E., 2012/9998 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu iptali ve Önalım
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tapu iptali ve önalım davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde,davacının 849 Ada 25 nolu parselde davalının müvekkilinden habersiz pay satın aldığını, davacının önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur.
Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi zorunludur, çünkü bu hallerde 11.10.1982 gün ve 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir.
Muvafakat duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekaletname verilmesi ile sağlanabilir. Bu yolda ortakların tümünün muvafakati sağlanamazsa Türk Medeni Kanunu’nun 640.maddesi hükmü uyarınca terekeye görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir. Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı biter, davayı temsilci takip eder.
Dava hakkına ilişkin bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir.
Olayımıza gelince; davacının davada dayandığı pay kendi adına kayıtlı bağımsız bir pay olmayıp miras bırakanı ... adına kayıtlıdır. Develi Sulh Hukuk Mahkemesinin 09/11/1983 tarih 1983/348 esas 1983/403 karar sayılı dava dosyasında bulunan mirasçılık belgesinden adı geçen tapu paydaşı ...'nin öldüğü ve geriye mirasçı olarak davacı ile birlikte sağ eşi ...'ü bıraktığı, mirasçılık belgesine göre eşi ...'in intifa hakkını tercih ettiği, taşınmazın ½ tam mülkiyet ile ½ çıplak mülkiyetin diğer mirasçı kızı ...'e kaldığı anlaşıldığına göre davacının tek başına dava açmasında usulsüzlük bulunmayıp işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/5561, K. 2012/9998, 4 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama