KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/5928 E., 2012/9121 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Önalım
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, satılan payın iptaline, davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin fiili taksimine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davacı vekili, davacının davaya konu edilen 4542 ada 4 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduğunu, taşınmazın diğer paydaşlarından ...'ın payını 09.02.2010 tarihinde davalıya 4.000-TL bedelle sattığını belirterek süresinde açtığı işbu dava ile önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Davalı vekili ise gerçek satış bedelinin tapuda gösterilen 4.000-TL olmayıp 25.000-TL olduğunu, ayrıca taşınmazın fiili taksim neticesinde bölünerek kullanılmakta olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece önalıma konu payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.02.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir.
Olayımızda; davalı fiili taksim savunmasında bulunmuş, mahkemece bu yön üzerinde durulmamıştır. Yukarıda açıklandığı üzere fiili taksim savunması davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Davalı fiili taksime dayandığına göre bu konuda taraf vekillerine tanık dahil tüm delillerini bildirmeleri için süre verilmeli, bildirilecek tüm deliller toplanıp değerlendirmeli ve yerinde keşif yapılarak konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu konuda inceleme ve araştırma yapılmadan ve ayrıca davacının adının tapu kaydına uyumlu olup olmadığı belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/5928, K. 2012/9121, 18 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama