KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/6215 E., 2012/12279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tahliye
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, açıktan fena kullanma nedeniyle sözleşmenin feshi ve kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde , taraflar arasında 104 ada 18 parsel üzerinde bulunan üç adet otel bloğuna ilişkin olarak 1.1.1996 başlangıç tarihli kira sözleşmesi bulunduğunu, kiracı-kiralayan arasında bir çok hukuk ve ceza davası olduğunu, davalı şirket sahibi olan İbrahim Köşdere'nin basın ve medyaya verdiği beyan ve demeçlerinde davacının kişilik haklarına saldırdığını, hakaret ve küfür ettiğini, davalı kiracının devam eden eylemleri nedeniyle kiralayandan kiracılık ilişkisinin devamını beklemenin hukuken mümkün olmadığını,
Borçlar Kanunu'nun 256 ve 264. maddeleriyle Medeni Kanun'un 2. maddesi gereğince ihtar çekilmesi ile dahi giderilemeyecek türden eski hale getirilemeyecek bir fena kullanım söz konusu olduğunu belirterek akdin feshi ile tahliyeye karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, kiralayanlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı söz konusu olduğunu, davacı ...'in tek başına taraf ehliyeti bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece taraflar arasında yoğun bir husumetin bulunduğu, bu durumun kira sözleşmesini çekilmez hale getirdiği, davacının aynı zamanda malik olduğu da dikkate alındığında kira sözleşmesinin devamı halinde mülkiyet hakkının en geniş ayni hak olduğu gerçeğini de bertaraf edeceği düşüncesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bir dava açıldıktan sonra, dava konusu olan mal veya hakkın bir başkasına devredilmesi mümkündür. Taraflardan birinin, davanın açılmasından, hükmün kesinleşmesine kadarki dönem içinde dava konusunu başkasına temlik etmiş olması halinde dava konusu edilen şey üzerinde bir tasarruf yetkisi kalmaz. Dava takip yetkisine ilişkin olan bu hususun davanın her aşamasında res'en nazara alınması gerekir.
Olayımızda; dava konusu edilen 104 ada 18 parsel sayılı taşınmazın dosyada mevcut tapu kaydına göre 1/2 payının davacılardan ...'na, 1/2 payının da ...A.Ş adına kayıtlı iken davalı vekilinin ek temyiz dilekçesi ve ekindeki belgelerde dava konusu 104 ada 18 parsel sayılı taşınmazdaki davacı ...'na ait ½ payın ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2008/ 999 talimat sayılı dosyası kapsamında icra ihalesiyle satıldığını, icra müdürlüğünün 1.3.2012 tarihli yazısına göre ihalenin 13.2.2012 tarihinde kesinleştiğini bildirmiştir. Bu durumda dava konusu taşınmaza ilişkin son tapu kaydı da getirtilerek davacıların dava hakkı üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/6215, K. 2012/12279, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama