KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/6479 E., 2012/8975 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Karar Metni
622 kelime·3 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, Dairemizin 31.01.2012 gün ve 2011/12084-2012/1124 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmesi üzerine bu defa davacı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili; davalı ile müvekkili arasında 15.07.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesi akdedildiğini, davalının kira borcunu ödememesi nedeniyle ...
İcra Müdürlüğünün 2010/24521 sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalının borca itiraz ettiğini, takibin durduğunu, müvekkilinin kiralananı tüm hukuki ayıplardan noksan olarak davalıya teslim ettiğini, davalının itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının kiralanan taşınmazda hak sahibi olmadığını, sözleşmeye konu 1, 2, 3 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin tamamının başkalarına ait olduğunu, müvekkilinin sonradan 1 ve 3 nolu bağımsız bölüm malikleri ile kira sözleşmeleri yaptığını, 2 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin ise müvekkili tarafından kullanılmadığını, 1 nolu bağımsız bölüm maliki ...
Motorlu Araçlar Ltd Şti tarafından davacı aleyhine zilyetliğin iadesi davası açıldığını, davacının BK’nun 249. ve 250.maddesindeki yükümlülükleri yerine getirmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece kiralayan ...nün malik sıfatının olmadığı, sonradan imzalanan sözleşmenin ise davacı tarafından vekil sıfatı ile imzalandığı davacının aktif dava ehliyetinin olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında ... Cad. ... ... Apt. No:... ... adresinde bulunan taşınmaza ilişkin 15.07.2010 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiralanan yerin 100m2 iç mekan ve 300m2 dış mekan olmak üzere toplam 400m2 den oluştuğu ve restoran olarak kullanılacağı belirtilmiştir.
Davacı tarafından tahliye istemli olarak başlatılan 28.12.2010 tarihli icra takibinde Kasım, Aralık/2010 aylarına ilişkin kira paralarının tahsili istenmiş, davalı borçlu süresinde verdiği borca itiraz dilekçesinde kiralayanla ilgili olarak alacaklıya karşı açılmış zilyetliğin iadesi davası bulunduğunu, buna ilişkin ayıp ihbarının yapıldığını, alacaklının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunmuştur.
Dosya kapsamına göre taraflar arasındaki kira sözleşmesine konu yerin ... Cad. ... Sitesi Apartmanına bitişik olarak inşa edilmiş müştemilat niteliğindeki yapı ve önündeki boşluk olduğu anlaşılmaktadır. Davalı borçlu borca itirazında kira sözleşmesine ve mukaveledeki imzasına açıkça karşı çıkmamış olduğundan, taraflar arasındaki akdi ilişki takip hukuku bakımından kesinleşmiştir.
Öte yandan kira akdi kullandırma akitlerinden olup sözleşmenin geçerli olması için kiralananın mülkiyetine sahip olunması zorunlu değildir. Mahkemece redde gerekçe olarak gösterilen 05.10.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin ise ana taşınmazdaki 3 nolu bağımsız bölüme ilişkin olduğu bu itibarla alacaklının aktif dava ehliyetine ve taraflar arasındaki hukuki ilişkiye bir etkisinin olmadığı görülmektedir.
Bu nedenle mahkemenin davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığına yönelik gerekçesi yerinde değildir.
Ne var ki ayrı bir bağımsız bölüm tapusu olmayan sözleşmeye konu müştemilat hakkında aynı yer 1 nolu bağımsız bölüm malikleri tarafından üstün zilyetlik haklarının korunması amacıyla kiralayana karşı dava açılmış olup, davalı borçlu da takip dayanağı sözleşmenin iptali istemiyle İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/340 esas sayılı dosyası ile kiralayana karşı dava açmıştır.
Öte yandan zilyetliğin iadesi davasının davacıları eldeki davaya asli müdahil olarak katılmışlardır. Açıklanan bu durum karşısında uyuşmazlın çözümü yargılamayı gerektirmekte olup ileri sürülen bu hususların dar yetkili icra mahkemesince çözüme kavuşturulması olanaklı değildir.
Mahkemece istemin bu nedenle reddi yerine yukarıda açıklandığı şekilde hatalı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru değil ise de sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçesinin düzeltilerek onanması gerektiği bu defaki yapılan inceleme sonucunda anlaşılmıştır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/6479, K. 2012/8975, 14 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama