KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/7207 E., 2012/13113 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın iptali
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ödenmeyen kira ve aidat alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davalı vekilinin kira bedeline yönelik temyiz itirazlarına gelince. Davacı takip talebinde davacının 05.01.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracısı olup, kira parasının aylık net 1.700 TL olduğunu, 2009 yılı ekim ayından kiralananın tahliye edildiği 05.02.2011 tarihine kadar kira paralarını ödemediğini, bu nedenle yapılan icra takibine itirazının haksız olduğunu, itirazının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davacı kira sözleşmesini inkar etmemiş, borcu olmadığını belirterek itiraz etmiş, yargılama sırasında ise beyanda bulunmamıştır.
Davacı tarafından aylık kira bedelinin ispat edilememesi üzerine, mahkemece mahallinde keşif yapılarak, 2009 yılı itibari ile rayiç kira bedelinin 2.000 TL olduğu tespit edilmiş, davacının beyan ettiği kira bedelinin uygun olduğundan bahisle, davalı da kira parasını ödediğini ispatlayamadığından, aylık 1.700 TL üzerinden 16 ay 5 günlük kira bedeline itirazın haksız olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline karar verilmiştir.
İtirazın iptali davasında, borçlu icra takibindeki itirazları ile bağlı olmayıp, itirazlarını genişletebilir. Davaya cevap vermemiş davalı iddiaları inkar etmiş sayılır. Bu nedenle davacının davasını ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında 05.01.2000 tarihli bir yıl süreli aylık 275.000.000 (275 YTL) kira bedelli sözleşmeye ilişkin ve takibe konu edilen dönemde davalının davacının kiracısı olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Ancak sözleşmedeki kira bedeli ilk yıl için belirlenen kira parası olup, sözleşmenin 4. maddesinde “kira parasının her yıl enflasyon oranında otomatik artışlı ödenecektir ihtara gerek yoktur “düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme belli ve muayyen bir artış hükmünü içermemektedir. Bu durumda davacının aylık kira parasını kanıtladığı söylenemez.
Öte yandan dava kira sözleşmesinden kaynaklandığından, talep edilen kira parasının rayice uygun olması, kiralayanın aylık kira miktarını kanıtladığını da göstermez. Ayrıca davacı tarafından davalının 2002 yılına kadar yaptığı ödeme dekontları delil olarak sunulmuş ise de,
yapılan ödemeler aynı yıl içinde ve aylar arasında farklılık gösterdiğinden, tek başına kira miktarını belirlemeye yeterli değildir. İstenilen dönem itibariyle aylık kira miktarının davacı tarafından kanıtlanması gerekir. Davacının beyan ettiği miktara, davalı kiracının karşı çıkması halinde aylık kira miktarının ne olduğu konusunda davalı kiracının beyanı alınıp, öncelikle kira bedelindeki uyuşmazlığın giderilmesi, mümkün olmaması halinde, davacı dava dilekçesinde yemin deliline de dayandığından, yemin deliline başvurma hakkı hatırlatılarak, kira miktarı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kira parasının rayice uygun olduğundan bahisle takip konusu edilen kira alacağı yönünden eksik inceleme ile itirazın iptaline karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/7207, K. 2012/13113, 10 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama