KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/7794 E., 2012/10678 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, İİK.nun 121.maddesi uyarınca alacaklı tarafından açılan bir adet taşınmaza ilişkin ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Olayımızda, davaya konu 113 ada 10 parsel sayılı taşınmaz arsa niteliğinde olup, 2396 m2 büyüklüğündedir. 15.12.2010 havale tarihli fen bilirkişi raporunda 3194 sayılı İmar Kanunu ve belediye mücavir alan sınırları içinde ve dışında planı bulunmayan alanlarda uygulanacak imar yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair yönetmeliğin 26.maddesi uyarınca bölünebilme koşullarının tespiti için imar durumunu gösterir imar planının getirtilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece ilgili belediyeden imar planı getirtilmiş, ancak fen bilirkişiden parselin aynen bölünebilme koşulları konusunda ek rapor alınmamıştır.
Mahkemece gerektiğinde mahallinde yeniden keşif yapılarak davaya konu taşınmazın İmar Yasası ve Mevzuatı hükümlerine göre aynen bölünmesinin mümkün olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak taksimin mümkün olduğunun anlaşılması halinde hazırlanacak taksim projesine göre taşınmaz üzerindeki atölye binasının da bölünmesinin mümkün olup olmadığı konusunda araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/7794, K. 2012/10678, 16 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama