KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/7836 E., 2012/11240 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın İptali
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla , dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekili davalının davacıya ait taşınmazda kiracı olduğunu, taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesi gereğince, kiraların her ayın on beşinde peşin ödendiğini,2010 yılına ait Eylül,Ekim,Kasım,Aralık ile 2011 yılına ait Ocak ayık kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle davalı kiracı aleyhine icra takibine başlandığını, ancak davalının takibin tamamına yasal süresi içerisinde haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, davalının % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir..
Davalı vekili, davalının davacıya ait taşınmazda kiracı olarak bulunduğunu, ödemelerini eksiksiz ve zamanında yaptığını, ancak davalının 28/08/2010 tarihinde satın aldığı büro nedeni ile, 13/09/2010 tarihinde kiralananı boşaltıp anahtarını davacının yurt dışında bulunması nedeni ile yeğeni' ne teslim ettiğini,davacının kötüniyetli olarak taşınmazın tahliyesinden sonraki dönemlere ait kira bedellerinin tahsili için icra takibine geçtiğini, davalının kendi adına taşınmaz satın alarak,
dava edilen dönemlerde dava konusu kiralananı kullanmadığını ayrıca davacının uzun süre kiralananı kiralamak isteyenler çıkmasına rağmen kiraya vermeyip, davalıyı zarara sokmak istediğini, davanın bu nedenlerle reddini ve davacının % 40 kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne itirazın iptali ve takibin devamına, asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Kiralananın kiracı tarafından erken tahliyesi halinde kural olarak kira süresinin sonuna kadarki kira bedelinden sorumludur.Kiralayanın ise tahliye edilen taşınmazın yeniden kiraya verilmesi hususunda gayret göstererek zararın artmasını önlemesi için kendine düşen yükümlülüğü yerine getirmesi gerekir.Bu halde davacının zararı tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira bedelinden ibaret olup mahkeme kiralananın aynı şartlar altında ne kadar zamanda kiraya verilebileceğini araştırmalı ve sonucuna göre hüküm tesis etmelidir.
Olayımızda;15.04.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arsında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı kiracı kiralananı 13.09.2010 tarihinde tahliye etmiştir. Mahkemece, mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak kiralanan taşınmazın aynı şartlarla ne kadar zamanda kiraya verilebileceği bilirkişi raporu aldırılmak suretiyle, makul sürenin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, denetime elverişli olmayan rapora dayanılarak karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de, alacağın varlığı ve miktarı yapılan yargılama sonucunda bilirkişi raporu ile belirlendiğinden, ortada bu nedenle likit bir alacağın varlığından sözedilemiyeceğinden davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması yerinde görülmemiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/7836, K. 2012/11240, 10 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama