KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/8711 E., 2012/16311 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece kötü niyetli olarak açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davacının paydaş olduğu ... ilçesi ... köyü 517 nolu parselde 41039/4031259 payın ... tarafından davalı ...’a 10.000-TL bedelle satıldığını, yasal önalım hakkını kullanarak satılan payın iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu payın masraflar dahil 103.000-TL bedelle satıldığını, bu bedelin 100.000-TL kısmının ....'ın ... şubesi hesabına ödendiğini, 3.000-TL kısmının ise vekilin hesabına gönderildiğini, satım bedelinin 10.000-TL olmadığını, davacı ile satış yapan kişinin akraba olduğunu, davacı da kendi payından bir kısmını kısa bir süre önce üçüncü kişilere sattığını, bu nedenle davacının açtığı davanın TMK 2 maddesi gereği iyi niyet kuralına uygun olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı bir yandan pay satışı nedeni ile dava açarken öte yandan aynı gün kendi payının bir kısmını taşınmazda paydaş olmayan üçüncü kişilere sattığını, önalım davasının amacının paydaşlar arasına yabancı kişilerin girmesini önlemek olduğunu, TMK 2/2 maddesi gereğince, davacının hakkını açıkça kötüye kullandığını, hukuk düzeninin bu durumu korumayacağını, davacı hakkını kullanırken iyi niyet ve dürüstlük kuralına aykırı davrandığından davanın reddine karar verilmiştir.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma hakkını doğuran bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile de kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkı gerçek anlamda geçerli bir satışla doğan yenilik doğurucu bir hak olduğu için paylı mülkiyete tabi taşınmazdaki her bir pay satışı önalım davasına konu yapılabilir. Davacının paydaş olduğu Ankara ili .... ilçesi ... köyü 517 nolu parseldeki 410...1259 pay.... tarafından davalı ...'a 10.000-TL bedelle satılmıştır. Davacı, taşınmazdaki bu pay satışı nedeni ile 26.08.2011 tarihinde önalım davası açarak, satılan payın kendi adına tescilini istemiştir. Davacı ...'in aynı gün kendi adına kayıtlı payından bir kısım paylarını paydaş olmayan üçüncü kişilere satarak
devretmiş ise de bu durum davacının kötü niyetli olduğunu göstermez. Davacının davalı taşınmazda önceden beri paydaş olup, davanın açıldığı tarihte de paydaşlığı devam ettiğinden önalım hakkını kullanmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/8711, K. 2012/16311, 10 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama