KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/9836 E., 2012/11038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İcra takibine itirazın kaldırılması
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine baş vurarak itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur. Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmesi üzerine karar davalılar vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı dava dilekçesinde davalının kendisine ait taşınmazda kiracı iken icra takibi yapıldıktan sonra taşınmazı tahliye ettiklerini,ödenmeyen kira bedellerinin tahsili için icra takibi yaptığını davalılar takibe haksız olarak itiraz ettiğini,ödemeye ilişkin bir belge sunmadıklarını belirterek itirazın kaldırılması ve icra inkar tazminatı verilmesini istemiştir.Davalılar vekili ise, alacağın likit olmadığını,müvekkillerin borcu olduğunu kabul etmemekle birlikte talep edilen alacağın hangi aylara ilişkin olduğunun dilekçesinde anlaşılmadığını,belirterek davanın reddi ile %40 icra inkar tazminatı verilmesini istemiştir.
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 15.7.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda bur uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeyi kiracı olarak... müşterek müteselsil kefil olarak da... ve ... imzalamıştır. Davacı bu sözleşmeye dayanarak kiracı ve kefiller hakkında 3.8.2011 tarihli icra takibi ile 7.421.89 TL kira bedeli ve faiz istemiştir.Ödeme emrinin tebliği üzerine kiracı ve kefil ... yasal süresinde borcun tamamına itiraz etmişlerdir.
Taşınmazın takibe başladıktan sonra tahliye edildiği davacının kabulündedir. Takibe konu alacağın hangi aylar kira bedeli olduğu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Bu konuda gerek takip talebinde gerekse dava dilekçesinde davacı beyanı bulunmamaktadır.O nedenle davacıya takibe konu aylar kirasının hangi aylar olduğunun açıklattırılması ve BK.484 maddesi uyarınca kefilin sözleşme süresince doğan ve uzayan dönemde de sözleşmede belirtilen limitle sınırlı kira borcundan sorumlu olacağı nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/9836, K. 2012/11038, 5 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama