KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2013/14129 E., 2014/5376 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 15/07/2013
- Numarası
- 2012/92-2013/481
Karar Metni
500 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, bozma gereklerine uygun şekilde karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin icra inkar tazminatı ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
İcra takibinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan bir yıl sekiz ay süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı idare Kayseri 5. İcra Müdürlüğü'nün 2008 / 10243 sayılı dosyasında 10.11.2008 tarihinde başlattığı icra takibi ile aylık 3.000 TL'den Ocak – Aralık 2008 arası aylar kirası 36.000 TL'nin işlemiş faizi 4.372.50 TL ile bilikte tahsilini talep etmiştir.
Davalının takibe yasal süresi içinde itiraz etmesi üzerine açılan işbu davada, mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, takibin 36.000 TL asıl alacak ve 4.262.50 TL işlemiş faizi üzerinden devamına, davalı tarafından yapılan kısmi ödemelerin icra müdürlüğünce nazara alınmasına ve davalının % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine de, Dairemiz hükmü, 12.12.2011 gün ve 2011 / 13011 Esas 2011 / 14255 karar sayılı kararı ile, 21.10.2009 tarihinde açılan davadan önce davalının 17.04.2009 ve 18.05.2009 tarihlerinde yaptığı10.000'er TL bedelli ödemeler yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından ödeme miktarlarının düşülmesinden sonra kalan miktar üzerinden karar verilmesi gerektiğine, yine davanın açılmasından önce ödenen meblağ yönünden icra inkar tazminatına karar verilemeyeceğine ve yargılama giderlerinin paylaşımının usule uygun olmadığına işaretle bozmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasından sonraki süreçte davalı belediyenin 6111 Sayılı Kanun gereği yaptığı başvuru sonucu davanın konusunu oluşturan ve icra takibi ile talep edilen tüm alacaklar, takibin fer'ileri ile yargılama giderleri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı toplamı 15.335 TL'nin 29.04.2011 tarihinde ödenmesi ve davacı alacaklı tarafından 11.300 TL faizin silinmesi üzerine mahkemece bozma sonrasında konusu kalmayan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Ne var ki Dairemizin yukarıda belirtilen bozma ilamında açıklandığı üzere, davacının dava açılmasından önce 17.04.2009 ve 18.05.2009 tarihlerinde yaptığı10.000'er TL bedelli ödemeler yönünden dava açmasında hukuki yararı bulunmadığından, başka bir anlatımla toplam 20.000 TL alacak miktarı yönünden dava haksız ve kötü niyetli açıldığından mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilirken, bu miktar alacak üzerinden davalı yararına icra inkar tazminatı ve vekalet ücretine karar verilmemesi doğru görülmediğinden hükmün vekalet ücreti ve icra inkar tazminatına hasren bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/14129, K. 2014/5376, 29 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama