KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/2897 E., 2013/13949 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Önalım
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde,diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile de kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılması üzerine bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibaret önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı, tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir.
Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen pay, ... No’lu parselin paydaşlarından ... tarafından davalıya 28.07.2010 tarihinde 80.000 TL bedelle satılmıştır. Davacı ise tapuda satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini iddia ederek, gerçek satış bedeli olan 50.000 TL üzerinden önalım hakkının tanınmasını talep etmiştir. Davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını kanıtlaması gerekir.
Satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bu iddianın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Davacı tanıkları dinlenmiş ise de davalı vekili de delil dilekçesinde tanık deliline dayandığı halde mahkemece 01.11.2012 tarihli celsede sonuca etkili olmayacağından bahisle davalı tanıklarının dinlenilmesi talebi reddedilmiş ve Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin hesaplanmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece sonuca gidilebilmesi için tüm delillerin toplanması gerekir. Bu itibarla davalı tanıkları da dinlenerek ve bilirkişiye taşınmazın değeri hesap ettirilerek tüm deliller toplandıktan sonra muvazaa iddiası değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/2897, K. 2013/13949, 10 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama