KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/7280 E., 2013/10015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın tahliyesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, feshi ihbar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde davalının 01.05.1998 başlangıç, 15.09.1998 bitiş tarihli sözleşme ile kiracı olduğu arsa niteliğindeki kiralananın feshi ihbara rağmen tahliye edilmediğini ileri sürerek tahliyesine karar verilmesini istemiş, davalı ise, davanın reddini savunmuştur.
Karar tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’na tabi süresiz sözleşmelerde feshi ihbar süresi bu kanunun 262. maddesi hükmüne göre belirlenir. Anılan madde hükmü gereğince süresiz sözleşmelerde üç ay önceden kiracıya feshi ihbar tebliğ ettirilmesi ve o dönem sonunda dava açılması gerekir. Altı aylık dönemin birinde tebliğ ettirilen feshi ihbar ancak bu dönem sonunda dava açma hakkı verir. Bu feshi ihbar sonraki dönem için kullanılamaz. Borçlar Kanunu’nun kapsamına giren yerlerin tahliyesi için feshi ihbar yeterli olup başka sebep aramaya gerek yoktur.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.05.1998 başlangıç 15.09.1998 bitim tarihli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiralananın arsa olduğu, üzerinde taşınabilir nitelikte büfe bulunduğu, kira süresi sonunda kiralananın boş olarak teslim edileceği, kira süresi sonunda taşınmaz üzerinde hiçbirşey bırakılmayacağı kararlaştırılmıştır.
Bu haliyle kiralananın Borçlar Kanunu’nun adi kiraya ilişkin hükümlerine tabi olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın bu kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Olayda 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanma olanağı yoktur.
Buna göre sözleşme 15.09.1998 tarihinden itibaren Borçlar Kanunu’nun 263. maddesi hükmü gereğince süresize dönüşmüş olup davacı tarafından 02.12.2011 tarihinde tebliğ edilen feshi ihbar ihtarnamesi altı aylık dönemin sonundan üç ay öncesini kapsadığından 06.04.2012 tarihinde açılan dava süresindedir. Bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/7280, K. 2013/10015, 6 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama