KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/7635 E., 2013/10617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tahliye
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira süresinin bitimi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece 6100 Sayılı ...nun 55, 124, 114/1-d, 113/1, 24, 25 ve TMK.nun 2. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait boş arsayı sözlü kira sözleşmesi ile kiraladığını, ihtar tebliğine rağmen kiralananı tahliye etmediğini belirterek, kira süresinin bitimi nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiş olup, dava açıldıktan sonra davacının 10.06.2012 tarihinde ölümü ile dava takipsiz bırakıldığından dosya işlemden kaldırılmıştır.
Ölen davacı vekili tarafından dava süresinde yenilenerek, davaya mirasçılar tarafından devam edileceği bildirilmiş, davacının mirasçılık belgesi ile mirasçıların vekaletnamelerini ibraz etmek üzere kendisine süre verilmesini istemiştir. Kural olarak ölen davacı yerine mirasçılarının tereke adına davayı takip edip, sonuçlandırmaları mümkündür.
Öte yandan, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 513/1. fıkrası (818 Sayılı B.K.nun 397/1. maddesi) gereği vekalet verenin ölümü ile vekalet ilişkisi sona ermekte ise de, anılan maddenin 2. fıkrasında vekaletin sona ermesi vekalet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa, mirasçılarının işlerini kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar vekilin vekaleti ifaya devam etmekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu durumda, mahkemece ölen davacı vekiline mirasçıların vekaletnamelerini sunması konusunda uygun bir süre tanınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen kanun maddelerine atıf yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/7635, K. 2013/10617, 18 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama