KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/9504 E., 2013/12078 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın tahliyesi
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacılar vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Tarafların davanın görülmesi ve sonuçlanması için ödedikleri paraların tümü şeklinde tanımlanabilecek yargılama giderleri 6100 Sayılı HMK’nun 326 / 1 maddesi hükmü gereği davada haksız çıkan ve aleyhine hüküm kurulan tarafa yükletilir. Yine 6100 Sayılı HMK’nun 323/ğ maddesine göre, davayı kazanan taraf davayı bir vekil aracılığı ile takip etmiş ise haksız çıkan ve davayı kaybeden taraf yargılama gideri olarak vekalet ücreti ödemeye de mahkum edilir.
Yargılama giderleri hakkında hüküm verilebilmesi için tarafların dilekçelerinde yargılama giderlerini ve vekalet ücretini açıkça istemelerine gerek yoktur. Mahkeme, istek olmasa bile yargılama giderlerine ve vekalet ücretine kendiliğinden karar vermekle yükümlüdür.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 9. maddesi hükmü gereği de, tahliye davalarında bir yıllık kira bedeli tutarı üzerinden Tarife'nin üçüncü kısmı gereği hesaplanacak miktarın tamamı vekalet ücreti olarak hükmolunur. Bu miktarlar tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamaz.
Olayımıza gelince; davacı kiraya verenler taraflar arasında düzenlenmiş 1.7.2008 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak Ocak- Nisan 2011 arası aylar kirasının ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında yapılan icra takibini takiben temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi için işbu davayı açmışlardır. Davalı kiracı şirket, hakkında yapılan icra takibine vekilleri aracılığı ile itiraz ettiği gibi, işbu davada da davalı vekili yargılamanın her aşamasına katılmış, ancak dosyaya vekaletnamesini sunmamıştır. Bununla
birlikte mahkeme de, davalı vekiline vekaletnamesini ibraz etmesi için süre ve olanak tanımamıştır. Davalı vekilinin temyiz dilekçesine eklediği vekaletnameye göre de, yargılamaya davalı vekili sıfatı ile girip savunma ve beyanlarda bulunmuştur. Tüm bu mevcut durum karşısında davalı yargılamada kendisini vekille temsil ettirmiştir. O halde mahkemece davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına yukarıda açıklandığı üzere Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 9. maddesi hükmü gereği vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, davalı vekilinin dosyada vekaletnamesi bulunmadığından söz edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın davalı yararına vekalet ücretine hasren bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/9504, K. 2013/12078, 10 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama