KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2014/13745 E., 2015/9910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2015
- Mahkemesi
- ...Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracı tarafından açılan kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece,davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; kiralananda bulunan haşereler nedeniyle kiralananın erken tahliye edilmek zorunda kalındığını ancak kiralananın kullanılmayan dönemine ait peşin ödenen 15.350,00 TL kira bedelinin iade edilmediğini bu nedenle alacağın tahsili amacıyla takip başlatılmışsa da takibe haksız yere itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kira sözleşmesi 10. maddesi gereği ancak kiralananın yeniden kiraya verilmesi halinde kalan kira bedelinin iadesinin talep edilebileceği belirtilerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kira sözleşmesinin 10. maddesine göre davacı kiracının kiralananı erken tahliye etmesi halinde taşınmazın boş kaldığı zamana ilişkin kira paralarını ödemeyi kabul ettiği, dava konusu taşınmazın dönem sonuna kadar yeniden kiraya verilemediği bu nedenle davacının taşınmazın kira bedellerini ödemek zorunda olduğu ve talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 15.02.2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesi ve yıllık kira bedelinin 42.000,00 TL olarak peşin ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin 10. maddesinde kiracının kiralanan yeri kira süresinin bitiminden önce tahliye etmesi halinde kira süresi ile sınırlı olmak üzere kiralanan yerin boş kaldığı zamana ilişkin kira paralarını ödemek zorunda olduğu kararlaştırılmıştır.
Türk Borçlar Kanunu 304. maddesine göre , “Kiralananın önemli ayıplarla teslimi hâlinde kiracı, borçlunun temerrüdüne veya kiraya verenin kiralananın sonradan ayıplı duruma gelmesinden doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir.”, 305. Maddesine göre “Kiralanan sonradan ayıplı duruma gelirse kiracı, kiraya verenden ayıpların giderilmesini veya kira bedelinden ayıpla orantılı bir indirim yapılmasını ya da zararının giderilmesini isteyebilir.
Ancak, zararın giderilmesi istemi diğer seçimlik hakların kullanılmasını önlemez.Önemli ayıp durumunda kiracının sözleşmeyi fesih hakkı saklıdır.”,306. Maddesine göre “Kiracı, kiraya verenden kiralanandaki ayıbın uygun bir sürede giderilmesini isteyebilir; bu sürede ayıp giderilmezse kiracı, ayıbı kiraya veren hesabına gidertebilir ve bundan doğan alacağını kira bedelinden indirebilir veya kiralananın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteyebilir.
Ayıbın, kiralananın öngörülen kullanıma elverişliliğini ortadan kaldırması ya da önemli ölçüde engellemesi ve verilen sürede giderilmemesi hâlinde kiracı, sözleşmeyi feshedebilir....”Sözleşmeyi haklı nedenle fesih eden kiracı kiralananı kullanımında bulundurduğu süre kira bedelinden sorumlu olup erken tahliye nedeniyle makul süre kira bedelinden sorumlu değildir. Öncelikle yapılması gereken iş kiracı tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediğinin tespitidir.
Bu nedenle mahkemece tarafların tanık, keşif gibi tüm delilleri toplanarak davacı iddiaları araştırıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/13745, K. 2015/9910, 16 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama