KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/3464 E., 2014/7457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Espiye Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 25/11/2011
- Numarası
- 2007/316-2011/623
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar M.., D.. Ali, K.., N.. ve M.. K.. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, 253 ada 50 parsel sayılı taşınmazın aynen taksimi mümkün olmaması halinde satışı suretiyle ortaklığın giderilmesini istemiştir. Davalılar ve D.. K.. dava konusu taşınmaz hakkında daha önce açılan dava sonucu aynen taksimi suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini ileri sürerek kesin hüküm nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Kesin hüküm bir dava şartı olup kamu düzenine ilişkindir. Buna göre bir dava karara bağlanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra aynı taraflar arasında, aynı konuda aynı hukuki sebebe dayanılarak yeni bir dava açılamaz. Açılması halinde ikinci dava kesin hüküm nedeniyle esasa girilmeden dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir. Bir başka deyişle bir davanın konusunu oluşturan uyuşmazlığın kesin bir hükümle çözülmüş olması halinde mahkemece yeniden inceleme konusu yapılmaz. Kesin hükümden söz edebilmek için biri kesinleşmiş, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan iki davanın varlığı gerekir.
Olayımıza gelince; Dava konusu yapılan .. ada ... parsel sayılı taşınmazın Espiye Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.12.1998 tarih, 1996/170 Esas, 1998/196 sayılı kararı ile aynen taksimine karar verilmiş ve bu karar 10.04.2000 tarihinde kesinleşmiştir. Karar taşınmazın aynına ilişkin olduğundan hükmün infazı zamanaşımına tabi olmadığı gibi kesinlik kazanan bu karar davada taraf olan paydaşların mirasçıları ile cüzi halefleri yönünden de bağlayıcıdır. Buna göre mahkeme kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aynı parsel hakkında satış kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/3464, K. 2014/7457, 5 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama