KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/3612 E., 2014/4196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Küçükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 18/12/2013
- Numarası
- 2013/586-2013/846
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine, davalı borçlunun itirazı üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece, tahliye yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, itirazın kaldırılmasına ilişkin davanın ise yargılamayı gerektirdiğinden reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya ve icra takibine dayanak olan, taraflar arasında düzenlenen, 15/01/2011 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesinde aylık kira parasının 1.500 TL olduğu ve her ay peşin olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı alacaklı, bu sözleşmeye dayanarak ödenmediğini iddia ettiği 2012 yılının Ekim, Kasım, Aralık ayları ile 2013 yılının Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran aylarına ait toplam 13.500 TL alacağın tahsilini istemiştir.
Davalı, borcu bulunmadığını, aylık kiranın taraflar arasında 18/04/2011 tarihinde düzenlenen kira sözleşmesi gereği 200 TL olduğunu belirtmiş, taraflar arasında düzenlenen, takibe konu kira sözleşmesindeki kiracılık sıfatına, sözleşmedeki imzasına karşı çıkmamıştır. Davalı, 15/01/2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesindeki imzasını inkar etmediğinden İİK.nın 269/2. maddesi gereğince takip dayanağı sözleşmeyi kabul etmiş sayılır.
Bu durumda, davalı tarafça imzası inkar edilmeyen takibe konu kira sözleşmesinin geçerli olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, uyuşmazlığın takip dayanağı sözleşmeye göre çözümlenmesi gerekirken, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/3612, K. 2014/4196, 2 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama