KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/5110 E., 2014/7947 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 26/11/2013
- Numarası
- 2011/469-2013/714
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalılardan B.. B.. tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde temyiz eden davalı vekili Av. A.. D.. ve davacı vekili Av. A.. R.. Ö. geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, 45.000 TL kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davalı B.. B.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.04.2007 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile davacıya ait kiralanan davalı şirkete kiralanmış, sözleşmeyi diğer davalı B.. B.. müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır.
Davacı 30.09.2011 tarihinde açmış olduğu işbu davada davalı kiracının Temmuz- Ekim 2008 tarihleri arasındaki dört aylık kira parasını ödemediğini, iki yıllık sözleşme süresinin dolmasını da beklemeden Ekim 2008 ayında kiralananı tahliye ettiğini, aylık 8.500 TL'den ödenmeyen kira borcunun 34.000 TL olduğunu, ayrıca taşınmazın altı aya yakın boş kaldığını, bu şekildeki kira kayıplarının asgari 51.000 TL olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 45.000 TL kira alacağının tahsilini talep etmiştir.
Söz konusu kira paraları sözleşme süresi içinde ve müteselsil kefil davalının sorumlu olduğu dönem içinde kalmaktadır. Kiralananın Ekim 2008 ayı içinde tahliye edildiği davacı kiraya verenin kabulündedir. Taşınmazın tahliyesi ile taraflar arasındaki kira ilişkisi son bulmuştur.
Taşınmazın tahliyesinden sonra dava tarihi olan 30.09.2011 tarihine kadar davacı gerek kiracı, gerek sözleşmenin müteselsil kefili davalı hakkında herhangi bir talepte bulunmamış, bir icra takibi yapmamış ya da dava açmamıştır.
Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 493. maddesi ( 6100 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 600. maddesi ) hükmü gereği bir kimse belirli bir süre için kefil olup da bu zamanın sona ermesini takip eden bir ay içinde alacaklı icraya ya da mahkemeye başvurarak hakkını talep etmezse veya takibatına uzun süre ara verirse kefil kefaletten kurtulur.
Dava konusu olayda da, davacı, kefil davalı hakkında tahliye tarihinden itibaren herhangi bir alacak talebinde bulunmamış, kira sözleşmesinin Ekim 2008 ayında sona ermesinden çok sonra da, 30.09.2011 tarihinde açmış olduğu işbu dava ile kira paralarının tahsilini talep etmiştir. Bu durumda anılan yasa hükmü gereğince kefalet süresini takip eden bir ay içinde söz konusu kira alacağı takibe veya davaya konu edilmediğinden kefil davalının sorumluluğundan söz edilemez.
Mahkemece kefil davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/5110, K. 2014/7947, 17 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama