KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/6463 E., 2014/7363 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 19/12/2013
- Numarası
- 2013/449-2013/881
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın davalı tarafından temyizi istenilmiş ancak, mahkemece 13/03/2014 tarih ve 2013/449-2013/881 sayılı karar ile temyiz istemi süresinde olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş, temyizin reddine ilişkin karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalıya gerekçeli kararın tebliği Tebligat Yasasının 21. maddesinde yazılı usulle mernis adresine yapılması gerekirken Tebligat Kanunun 35.maddesine göre tebliğ edilmiştir. Bu nedenle gerekçeli kararın tebliği usulsüzdür. Davalının öğrenme tarihine göre temyiz talebi süresinde olduğundan temyiz isteminin süreden reddine ilişkin 13.03.2014 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek,davalı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.
Tebligatın nasıl yapılacağı 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Tüzüğü'nde belirlenmiştir. Tebligat Kanununda 6099 Sayılı Yasayla yapılan değişiklik, 14.01.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Tebligat Kanununun 10. maddesi "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki, kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.
(Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./3.mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmünü, T.K.'nun 21/2. maddesi (Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./5.mad) "gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı,
o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine ve yahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükmünü, T.K'nun 35/2 maddesi “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükmünü içermektedir.
Açıklanan Yasa hükmüne göre, adres kayıt sisteminde adresleri tespit edilebilen taraflara Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebligat yapılması yerinde değildir.
Olayımıza gelince; Davalının adres kayıt sistemindeki adresine Tebligat Kanunun 21. maddesine göre tebliğ işlemi yapılması gerekirken dava dilekçesi ve duruşma gününün Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Tebligat 6099 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yapılmış olması nedeni ile usulsüzdür. Davalı yönünden usulünce taraf teşkili sağlandığı söylenemez.Mahkemece usulünce taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/6463, K. 2014/7363, 4 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama