KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/834 E., 2014/1883 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 17/09/2013
- Numarası
- 2013/245-2013/947
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iktisap ve konut ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27.maddesi hükmüne göre davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Mahkemece duruşma gününden haberdar edilmek suretiyle bu hakkın ilgililere tanınması gerekir. Duruşma gününün Tebligat Kanununu hükümlerine göre taraflara yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmesi zorunludur. Bu husus tebligat işleminin bilgilendirme yanında belgelendirme özelliğini taşımasından kaynaklanmaktadır.
Olayımızda, karar davalının yokluğunda verilmiş olup, duruşma günü davalıya Tebligat Kanununun 21.maddesine göre tebliğ edilmiştir. Ancak 6099 sayılı yasa ile Tebligat Kanununda yapılan değişiklik uyarınca tebligat mazbatasındaki adreslerin “adres kayıt sistemi”nde gösterilen adres ile aynı olup olmadığı belirtilmediği gibi adres tahkikine ilişkin kapıcı imzası alınmamış veya imzadan imtina ettiğine ilişkin açıklama tebligat parçasına yazılmamıştır.
Bu durumda yapılan tebligat işlemleri Tebligat Kanununun 21.maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen usule aykırı olup geçersizdir. Bu durumda mahkemece dava dilekçesinin adı geçen davalıya yöntemine uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan hatalı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/834, K. 2014/1883, 20 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama