KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/11537 E., 2016/4639 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın kaldırılması ve tahliye
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın kaldırılması ve tahliye davasına dair karar, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, İcra ve İflas Kanunu 269/c maddesi uyarınca icra takibine yapılan itirazın kaldırılması, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, tahliyeye ve itirazın kaldırılması ile takibin devamına karar verilmiş, karar, davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, taraflar arasındaki 01.09.2010 tarihli kira sözleşmesine dayanılarak 16.01.2015 tarihinde tahliye istekli başlatılan icra takibi ile Haziran ve Ağustos/2014 aylarına ilişkin 3.000 TL asıl alacak ve 181,04 TL işlemiş faiz alacağından oluşan toplam 3.181,04 TL'nin tahsilini istemiştir. Davalı süresinde yaptığı itirazında aylık kira miktarına itiraz etmiş, kira borcu bulunmadığını ileri sürmüş, ödemelere ilişkin banka makbuz ve ekstrelerinin getirtilerek bilirkişi incelemesi yapılmasını taleple davanın reddini savunmuştur.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre temyiz eden davalı borçlunun tahliyeye yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davalı borçlu kira bedellerinin ödendiği banka hesabının icra takibine konu edilen Haziran 2014 ayı bedelini 1.200 TL olarak Haziran ayı açıklamasıyla, Ağustos 2014 ayı bedelini 01.09.2014 tarihinde Ağustos ayı kira bedeli açıklamasıyla ödediğine göre TBK.nun 101.maddesi gereğince davacı alacaklı bu ödemeleri geçmiş aylara ait kira bedellerine mahsup edemez. Bu nedenle eksik ödenen 300 TL üzerinden itirazın kaldırılmasına karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile itirazın tümden kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/11537, K. 2016/4639, 14 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama