KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/2393 E., 2015/5309 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2015
- Mahkemesi
- . Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacılar ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av.S.B. ile davacılar vekili Av. ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, hor kullanma tazminatı, erken tahliye nedeniyle makul süre kira alacağı, tamirat süresi kira kaybı ve kira sözleşmesine ek olarak düzenlenen protokoldeki artış şartından kaynaklanan kira farkı alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, eski hale getirme bedeli ve kira farkı alacağı toplamı 33.946,68 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacılar vekilinin tamirat süresi kira kaybı alacağının reddine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Kiralananın hor kullanılması halinde taşınmaz maliki veya kiraya veren kiralananın tamiri için gereken süre kadar kira kaybı alacağı talep edebilir. Nitekim gerek tespit raporunda gerekse yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında taşınmazın hor kullanma nedeniyle 30 gün içinde tamir edilerek eski haline getirilebileceği belirtilmiştir. Davacı, kiralananı kullanılamaz olması nedeniyle tamirat süresi boyunca kiraya veremeyeceğinden mahkemece 30 günlük kira kaybı alacağına hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
3-Davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik temyiz itirazlarına gelince: Davacılar vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak talep ettiği alacak kalemlerine ilişkin olarak şimdilik 10.000 TL'nin yasal faziliyle tahsilini istemiş, 25.11.2013 tarihli dilekçe ile talebini ıslah ederek 62.377,93 TL'ya çıkarmıştır. Bu durumda mahkemece talep edilen alacağın 10.000 TL'sine dava tarihinden, kalan kısmına ise ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nudenlerle bozulmalıdır.
KARŞI OY YAZISI
6100 sayılı HMK 176 ve devamına göre ıslah, taraflardan birinin yargılama sırasında yaptığı usul işlemini düzeltmesi veya değiştirmesidir. Davacı taraf 25/11/2013 havale tarihli dilekçesiyle, bilirkişinin alacak miktarını belirlediğinden bahisle, dava dilekçesinde istediklerini zarar ziyan miktarını 62.377,93 TL olarak ıslah ettiğini belirtmiştir. Bu durumda dava dilekçesindeki diğer açıklama ve taleplerin mevcudiyetini muhafaza ettiğinin kabulü gerekir. Bu yüzden bozma ilamında çoğunluğun, ıslahla artırılan kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğine dair 3. bent görüşüne katılmıyorum. 02.06.2015
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/2393, K. 2015/5309, 2 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama