KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/3209 E., 2015/3579 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 31/12/2014
- Numarası
- 2014/685-2014/1122
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kiracılık sıfatının tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracılık ilişkisinin tespiti ile haksız tahliye işlemleri nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasında 1.7.2000 tarihli sözleşme bulunduğu, Bakırköy 3.İcra Hukuk Mahkemesinin 10.8.2011 tarih, 2011/385 Esas ve 2011/968 Karar sayılı ilamı ile verilen akdin feshi ve tahliyeye konu olan sözleşmenin tarafının İbrahim Bahçıvan olup dosya davacısı hakkında verilen tahliye kararı olmadığı belirtilerek kiracılık ilişkisinin tespitine, uğranılan zarar tutarı belirtilmediği ve ispat edilemediğinden bu yöne ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, davalı ile 1.7.2000 başlangıç tarihli 1 yıl süreli “şirket merkezi ve büro” kullanım amaçlı kira sözleşmesi imzalandığını ancak davalının 1.2.1994 başlangıç tarihli dava dışı İ... B... ile yapılan kira sözleşmesini ve bu sözleşmenin Bakırköy 3.İcra Hukuk Mahkemesinin 10.8.2011 tarih, 2011/385 Esas ve 2011/968 Karar sayılı ilamı ile akdin feshedildiğini ve tahliyeye karar verildiğini, kötü niyetli olarak tahliye işlemlerini başlattığını belirterek kiracılık ilişkisinin tespiti ile uğranılan zararın tahsilini istemiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, borçlu tarafından düzenlenen sahte kira sözleşmesi ile menfaat sağlanmaya çalışıldığını ileri sürerek haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık, kiracılık ilişkisinin ispatının hangi taraf üzerinde olacağı noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamından, davacının, davalı ile aralarında 1.7.2000 tarihli kira sözleşmesi bulunduğunu belirterek kira sözleşmesinin bir suretini dosyaya sunduğu, davalının ise kira ilişkisine karşı çıkarak sözleşmenin sahte olduğunu ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. Davalı kiracılık ilişkisine karşı çıktığına göre kiracılık ilişkisinin ispat külfeti davacı üzerindedir. Şu halde kira sözleşmesinin aslı getirtilerek yapılacak incelemeye göre karar verilmesi gerekirken ispat külfeti yer değiştirilerek ve yanlış uygulanarak yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/3209, K. 2015/3579, 9 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama