KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/5631 E., 2015/7903 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2015
- Mahkemesi
- . İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine kira alacağının tahsili için tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine, davalı borçluların itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davalıların itirazlarının kaldırılmasına, tahliyeye karar verilmesi üzerine karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dayandıkları belgelere temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere, dava açıldıktan sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında nazara alınacağının anlaşılmasına göre davalı kiracının temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı kefilin itirazın kaldırılmasına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davada dayanılan ve karara esas alınan 01.04.2014 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu kira sözleşmesini davalı .... kefil sıfatıyla imzalamıştır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 583.maddesinde "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.
Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü bulunmaktadır. Takibe konu kira sözleşmesinde TBK.nun 583.maddesinde belirtilen şekil şartına uyulmadığından kefalet sözleşmesi geçersizdir.
Bu durumda mahkemece davalı kefil hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/5631, K. 2015/7903, 5 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama