KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/6324 E., 2016/1757 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tazminat
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracı tarafından açılan kira ilişkisinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, taraflar arasında 06.05.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi bulunduğunu, davacının kiralanan arsayı otopark ve kafeterya olarak kullanmak üzere bir kısım yatırımlar yaptığını, davalının, davacı hakkında tahliye kararı almadan taşınmaza fiili saldırıda bulunarak davacıya ait eşyalara zarar verdiğini ve kiralananın otopark ve kafeterya olarak kullanılmasını engellediğini belirterek mal ve eşyalara verilen zararlar için 10.000 TL, kiralananın işletilememesi nedeniyle de olmak üzere 10.000 TL tazminatın tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalı sözleşmenin feshedileceğini noter vasıtasıyla davacıya bildirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. HMK'nın 4. maddesinde '' Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın.
Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler '' düzenlemesiyle sulh hukuk mahkemelerinin görevi belirlenmiş, yine aynı kanunun 1. maddesinde '' Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir.
Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir '' hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda görev kurallarının yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağı, görevli mahkemenin de sulh hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasının incelenerek karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/6324, K. 2016/1757, 7 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama