KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/640 E., 2015/10225 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 14/10/2014
- Numarası
- 2013/883-2014/931
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava,kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece,davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1 / a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir.
Dava, kiraya veren tarafından ödenen su bedelinin kiracıdan rucuen tahsili istemine ilişkindir. Bu durumda uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Davanın , 6100 Sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra 11.09.2013 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde açıldığı anlaşılmıştır. Görev kamu düzenine ilişkin olup bu hususun yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir.Mahkemece görevli mahkemenin Sulh Hukuk mahkemesi olduğundan dava dilekçelerinin görev nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken dava işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/640, K. 2015/10225, 23 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama