KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/8917 E., 2016/361 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2016
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 5. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 09/06/2015
- Numarası
- 2015/123-2015/433
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak yapılan kira sözleşmesi 03.03.2008 başlangıç tarihli ve 10 yıl sürelidir. Davacı alacaklı tarafından 16.12.2014 tarihinde başlatılan icra takibinde; 2014 yılı Eylül-Ekim-Kasım-Aralık aylarının toplam kira bedeli olan 270.635,36 TL’nin tahsili istenmiştir. Davalı-borçlu vekili 29.12.2014 tarihli itiraz dilekçesinde şirketin herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek takibe ,borca ve tüm ferilerine itiraz etmiştir.
Kira sözleşmesinde kiralayan ... A.Ş, kiracı ise dava dışı ...Şirketidir. Sözleşmenin 18. maddesinde ; kiracıya kiralananı devretme veya alt kira sözleşmesi yapma yetkisi tanınmış olup , 26.10. 2009 tarihli kira sözleşmesine ek protokol ile de kira sözleşmesinin 18. maddesine atıf yapılarak kiralayanın, ... (Unvan değişikliği ile ... A.Ş) 'ne alt kiraya verme veya devredilmesine muvafakat ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili 16.12.2014 tarihinde kira sözleşmesi ve ek protokole dayanarak kiracı olduğunu iddia ettiği ... A.Ş aleyhine icra takibi başlatmıştır.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde delilleri arasında bulunan Ticaret Sicil Gazetesi, faturalar, ihtarnameler, cevabi ihtarlar, cari hesap kayıtları, ticari defter ve kayıtlar incelenmeden borçlunun icra takibine itirazında sadece borca itiraz ettiği de dikkate alınmadan yazılı şekilde husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/8917, K. 2016/361, 25 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama