KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2016/1941 E., 2016/2820 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı Tahliye, alacak ve tazminat davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, akde aykırılık nedeniyle tahliye, kira bedelinin tespiti, kira alacağı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen 07/05/2014 tarihli ilk kararın taraflarca temyizi üzerine, reddedilen tahliye davasında; bir yıllık kira tutarı üzerinden, uyarlama davasında; uyarlanması talep edilen yıllık kira bedeli ile halen ödenen kira bedeli arasındaki fark esas alınarak reddedilen miktar üzerinden, reddedilen alacak davasında alacak tutarı üzerinden, manevi tazminat istemi hakkında Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/3 maddesi uyarınca hesaplama yapılarak tarifede belirtilen usule göre davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verildiği.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 04/03/2015 tarihli davanın reddine ilişkin ikinci kararın, davacının temyizi üzerine, vekalet ücretine dair hükmün tavzih yoluyla düzeltilmesinin doğru olmadığı, öte yandan her bir istek kalemi yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken tüm taleplerin toplamı üzerinden hesaplanan tek vekalet ücretine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu,
04/03/2015 tarihli karar ile 12/03/2015 tarihli tavzih kararının davalı tarafça temyiz edilmemiş olması nedeniyle davacı yararına kazanılmış hak oluştuğu hususu gözetilerek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, 04/03/2015 tarihli karar ile 34.400 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine hükmedilmiş, 12/03/2015 tarihli tavzih kararı ile de 65.130 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine karar vermiştir. Bozma ilamında belirtildiği üzere, vekalet ücretine dair hükmün tavzih yoluyla düzeltilmesi doğru değildir.
Mahkemenin 04/03/2015 tarihli kararı, davalı tarafından temyiz edilmediğinden bu kararda hükmedilen 34.400 TL vekalet ücreti davacı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur.
Bu nedenle, bozma sonrasında davacının usuli kazanılmış hakkı ihlal edilerek kira farkı alacağından dolayı 34.400 TL, manevi tazminat talebinin reddi nedeniyle 1.200 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de bu nedenle hükmün bozularak yeniden yargılama yapılmasında fayda görülmediğinden hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde yazılı olan "10.000,00 TL manevi tazminat talebinin reddi nedeniyle 1.200,00 TL ücreti vekaletin
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2016/1941, K. 2016/2820, 6 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama