KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2016/3206 E., 2016/5649 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Sulh ... Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ............. ........ geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile 36.338,25 TL asıl alacak 799,44 TL faiz olmak üzere takibin devamına karar verilmiş, hüküm , davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasındaki yapılan yargılamanın son oturumunda kısa kararın hüküm kısmının .... bendinde; “Davalının Kuşadası .... İcra Müdürlüğü' nün 2012/3852 Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile taleple bağlı olarak 36.338,25 TL asıl alacak, ....171,88 TL faiz olmak üzere takibin toplam 39.508,... TL olarak devamına " karar verilmişken daha sonra yazılan gerekçeli kararın hüküm kısmında " Davalının Kuşadası .... İcra Müdürlüğü' nün 2012/3852 Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile taleple bağlı olarak 36.338,25 TL asıl alacak, 799,44 TL faiz olmak üzere takibin toplam 37.137,69 TL olarak devamına" karar verilerek kısa kararla gerekçeli karar arasında açık bir çelişki ortaya çıkmıştır.
Böyle bir durumun bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine, ... İçtihadı Birleştirme Kurulu’nca .../04/1992 gün ve .../... sayıyla karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararın kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğundan H.M.K.'nın 298/....maddesi gereğince hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2016/3206, K. 2016/5649, 4 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama