KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2021/3900 E., 2022/5074 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm davalılar vekilince duruşmalı temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. 01.11.2022 tarihinde davalılar vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'ın gelmeleriyle duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, davacı yüklenici ile davalı arsa sahipleri arasında düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca davacı yüklenicinin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiği halde sözleşme gereği yükleniciye düşen 2 no.lu villanın müvekkili adına tescil edilmediğini öne sürerek mahrum kaldığı 1400 USD karşılığı tazminat ile 2 no.lu villanın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, tazminat taleplerinden bilahare feragat etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 20.03.2019 tarihli ilamıyla bozulması üzerine bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile, davacı adına tesciline, davacının ceza-i şart istemine yönelik talebinin feragat nedeniyle reddine, yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, AAÜT'ye göre hesap edilen 11.232,50 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalılar ise arsa sahipleridir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Davayı kazanan taraf davasını bir vekil vasıtası ile takip etmiş ise, haksız çıkan (davayı kaybeden) taraf yargılama gideri olarak vekalet ücretine de mahkum edilir. (HMK 323/1-ğ) Kural olarak, haksız dava açan veya haksız olarak aleyhine dava açılmasına sebebiyet veren kişi, bütün yargılama giderlerinden sorumlu olacaktır. Ancak, kusuru olmaksızın hakkında dava açılan ve aleyhine hüküm verilen tarafın aleyhine vekâlet ücreti hükmedilmesi ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru değildir.
TBK'nın 97.maddesi uyarınca, kural olarak (sözleşmede aksine bir hüküm yok ise) karşılıklı edimleri içeren sözleşmelerde bir tarafın diğer tarafın edimini yerine getirmesini isteyebilmesi için önce kendi edimini ifa etmesi gerektiği gözetilmelidir.
Somut olayda davacı yüklenicinin iskan almadığından bahisle iskan alınması için gerekli giderler depo edilerek karar verildiği gözetildiğinde dava tarihinde ifa tamamlanmadığından davalıların davanın açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılmakla davalıların masraf ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru değildir. Ayrıca yüklenici tarafından ikame edilen cezai şart isteminden bilahare feragat edildiği anlaşıldığından davalılar lehine vekalet ücretine de hükmedilmesi gerekmektedir. Bütün bu sebeplerle, kararın bu gerekçelerle bozulması gerekmekte ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/3900, K. 2022/5074, 1 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama