İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/6102 K.2023/308

Taraflar arasında genel kurul ve yönetim kurulu kararının yokluklarının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2021/6102Karar2023/308Tarih30 Ocak 2023Okuma7 dk · 1.477 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2021/6102 E., 2023/308 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Ocak 2023
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Sayısı
2018/823 E., 2021/1460 K.
Dava tarihi
03.06.2011
Hüküm/karar
İstinaf başvurusunun esastan reddi düzeltilerek yeniden esas hakkında karar
İlk derece mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2015/729 E., 2018/25
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.477 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasında genel kurul ve yönetim kurulu kararının yokluklarının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine, kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına buna göre davalı şirket hakkındaki davanın pasif sıfat yokluğundan reddine, davalı kooperatif hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatifin ana sözleşmesindeki amaçlarını gerçekleştirmesini sağlayan iştiraklerindeki sermayelerine tekabül eden hisselerinin ... Holding Anonim Şirketine hisse değişikliği yoluyla devredildiğini, hisse değişim kararının genel kurul onayına sunulmadığını, kooperatifin en karlı iştiraklerinin mal varlığından çıkarılmasına yönelik tasarrufun genel kurul onayına sunulmamasının yokluk sebebi olduğunu,

kooperatifin sermaye yapısını tamamen değiştiren ve eksilten kararı almaya yönetim kurulunun tek başına yetkili olmadığını ileri sürerek 30.03.2009 tarihli 6896 sayılı yönetim kurulu kararı ile bu kararın dayandırıldığı Genel Kurul yetkilendirme kararının ve söz konusu kararlara bağlı olarak diğer davalı ile gerçekleştirilen tüm işlemlerinin yok hükmünde sayılması ve iptali ile eski haline geri getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

1

II. CEVAP

Davalılar vekili; yönetim kurulunun ortaklıktan çıkarma kararları dışındaki kararları aleyhine kural olarak iptal davası açılamayacağını, davacının dava açma hakkı bulunmadığı gibi dava açma süresinin de geçtiğini, yönetim kurulunun bu kararları tek başına alma yetkisinin bulunduğunu, bu yetkinin genel kurulca verildiğini, hisse değişimine konu kurumların özvarlık içindeki pay oranlarında hisse değişimi öncesi ile hisse değişimi sonrasında bir fark oluşmayacağını, emredici hukuk kurallarına aykırı olan yahut ahlak ve adaba aykırı bir yönetim kurulu kararının da bulunmadığını, holding hisseleri içinde verilen imtiyazların yönetimde birlik,

kolaylık ve daha faydalı işlerin daha hızlı yapılabilmesi amacıyla getirildiğini, zaten bu imtiyazların 6215 sayılı Yasa ile getirilen değişikliklerle ortadan kaldırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2018 tarihli ve 2015/729 Esas, 2018/25 Karar sayılı kararıyla; dava konusu yönetim kurulu kararı ile genel kurul kararlarının davalı kooperatifin amacına aykırı bir husus içermedikleri, kooperatif ve ortaklarının aleyhine/zararına olmadıkları, kimi ortak veya yöneticilerin kanunun emredici kurallarına veya kooperatif ana sözleşmesi hükümlerine aykırı bir şekilde lehlerine düzenleme yapılmadığı,

aksine kararların yönetim işlerinin hızlandırılması ve karışıklığın önlenmesine yönelik olduğu gibi kooperatif ve ortaklarının lehine sonuçlar doğrulabilecek nitelikte kararlar oldukları, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun ek 3 üncü maddesi ile imtiyazların ortadan kaldırıldığı ve kararların hukuken geçerli ve kooperatifin amacına ve ortaklarının yararına oldukları, genel kurulun yönetim kuruluna yetki vermesinin Kooperatifler Kanunu'nun 42 inci maddesinde düzenlenen devredilemeyecek yetkiler cümlesinden olmadığı, davacının dava konusu ettiği kararların yokluğunu gerektirir bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının suç duyurusu raporunun iddialarını doğruladığını, mahkemenin ceza mahkemesinin beraat kararıyla bağlı olmadığını, emredici hukuk kurallarına aykırı yahut ahlak ve adaba aykırı yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunu, kooperatif iştiraklerinin diğer davalı ...’e devri ile ilgili olarak belirlenen değerin ne olduğu,

verilen hisselerle denkliği hususlarının araştırılmasının gereği gibi yapılmadığını, davalıların bu konuda yapılmış tek yanlı bir delil tespitine dayandıklarını, tespit raporunun tebliğ edilmediğini, dava konusu hisse değişimi dolayısıyla kooperatif ana sözleşmesinin amacına aykırı şekilde hareket edilerek ortakların zararına yol açıldığını, bilirkişi raporlarında bu kararların ana sözleşmeye, kooperatifin amacına, kuruluş felsefesine, çıkarına uygun olup olmadığı araştırılmaksızın hatalı gerekçeyle rapor tanzim edildiğini,

kooperatif ana sözleşmesinin 4/d bendinde "mevcut iştiraklerin hisse satışını devrini yapmak" gibi bir ibarenin yer almadığını, bu ibarenin söz konusu hisse devirlerinden sonra 4/k bendine sonradan eklendiğini, hisse değişikliklerinin yapıldığı tarihte ana sözleşmeye aykırı olduğunu ortaya koyduğunu, kooperatifin ana sözleşmesindeki amacının ... ekiciliği ile ilgili tarımsal faaliyetle sınırlı olup iştirak hisselerinin devredildiği ...'in iştirak alanlarının turizmden enerjiye, mimarlıktan lojistiğe, gıdadan termik santrallere çok geniş bir amaca yönelik olduğunu,

raporda A grubu pay sahiplerine ilişkin imtiyazların 12.04.2011 tarihinde kalktığı ancak bu değişiklikten önce hisse devirlerinin yapıldığı ve A grubu imtiyazlı hisselerin oluşturulduğu belirtilmişse de bu imtiyazların devam edip etmediği, Holding ana sözleşmesinin bu yasaya uygun hale getirilip getirilmediği, imtiyazlı hisselerin varlığında kooperatif aleyhine oluşan durumlar olup olmadığı hususunun bilirkişi raporunda incelenmediğini, kararları alan, uygulayan ve denetleyen kişilerin aynı olduğunu, davalı kooperatifin ... fabrikasındaki A grubu ve B grubu hisse senetlerinin önceki ve sonraki halinin incelenmesi,

hisse devirlerinin defter değeri üzerinden yani ...

A.Ş'nin gerçek değerini göstermeyen orandan yapılması nedeniyle hisselerin gerçek değerinin getirtilmesi ve buna göre inceleme yapılması gerektiği, yönetim kurulunca genel kuruldan onay ya da yetki alınmadan, aynı zamanda kooperatifin aleyhine sonuçlar doğuracak şekilde imtiyazlı olmayan B grubu hisselerle kooperatifin hisseleri değiştirilerek yetki gaspı yapıldığını, kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı tarafça üyesi olduğu kooperatifin yönetim kurulu ve genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti istemiyle Kooperatifler Kanunu'nun 53 ncü maddesi uyarınca, "kararlar aleyhine" dava açıldığından husumet sadece üyesi olunan kooperatife yöneltilmesi gerektiği, davalı ...

A.Ş. aleyhine açılan davanın adı geçen davalının pasif sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken, "davanın kabulü halinde sonucu davalı kooperatifin yanı sıra diğer davalı şirketin de hukukunu etkileyeceğinden her iki davalıya husumet düştüğü"nün kabulü doğru olmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılmasına buna göre davalı ... A.Ş. aleyhine açılan davanın pasif sıfat yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere ek olarak kooperatif yöneticileri ile diğer davalı ...'in anlaşarak danışıklı şekilde kooperatif hisselerini değiştirdiğini, dava neticesinde hisselerin geri kazandırılması halinde hisselerin geri alınacağı tarafın taraf ehliyeti bulunduğunu temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı kooperatifin yönetim kurulunun 24.02.2009 tarih ve 22 karar numaralı yönetim kurulu kararı ile bu kararın dayandığı genel kurul yetkilendirme kararının ve söz konusu kararlara bağlı işlemlerin yok hükmünde sayılıp sayılmayacaklarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42, 53, 59 ve Ek 3 üncü maddeleri, Kooperatif Ana Sözleşmesinin 4 üncü maddesi ve ilgili hükümleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Kooperatif yönetim kurulu kararlarının, bir ortağın ihracına ilişkin olması ya da ortağın kişisel hakkını doğrudan ihlal etmesi yada mutlak butlan ile malul bulunması iddiaları dışında genel kurula başvurulmadan doğrudan mahkemeye dava açılamaz.

3. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 45/2. maddesindeki ‘’Genel Kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağırılır.

Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantısında ortakların en az 1/4’ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır.’’ hükmü ile aynı Yasanın 51/1. maddesindeki ‘’Kanun veya ana sözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur.’’ hükümleri emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırı olarak yapılan toplantı ve alınan kararlar yok hükmündedir.

Bu kararlar bakımından taraflarca açıkça ileri sürülmemiş olsa dahi kararların yok hükmünde olduğunun hakim tarafından re’sen nazara alınacağı, bu kararlar bakımından dava açan üyenin genel kurula katılmış olması, karşı oy kullanması ve karara karşı muhalefet şerhinin tutanağa yazdırılmasına ilişkin koşulların aranmayacağı, yok hükmünde olan kararların baştan itibaren hukuk aleminde varlık kazanmayacağı kabul edilmektedir.

3

4. Yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olayda; davalı kooperatifin 10.04.2008 tarihli genel kurulunun 9 numaralı gündem maddesinde İş programı ve bütçesinin tatbiki konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesi oy birliğiyle kabul edilmiştir. İlgili iş programı ve bütçesinin 6 numaralı maddesinde yeni kuruluşlara ve mevcut iştiraklerde vuku bulacak sermaye artışlarına iştirak edilmesi, hisse satış ve devirlerinin yapılması hususu yer almaktadır. Dava konusu yönetim kurulu kararı bu yetkilendirme kapsamında alındığı anlaşılmaktadır.

5. Davacı taraf her kadar dava konusu yönetim kurulu kararı ile bu kararın dayandığı genel kurul yetkilendirme kararının yok hükmünde sayılmasını talep etmiş ise de kararlarda yoklukla ve mutlak butlanla malul olmasını gerektirir durum bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.

6. Tüm bu değerlendirmeler doğrultusunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

30.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/6102, K. 2023/308, 30 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/6102
Karar No
2023/308
Tarih
30 Ocak 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/6109 K.2023/373
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/6113 K.2023/143
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/6114 K.2023/32
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/6116 K.2023/20
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/6121 K.2023/589
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/6123 K.2023/15

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.