KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2021/6297 E., 2023/914 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2023
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Hüküm
- Esastan Red
Karar Metni
1.267 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kooperatif ortaklığındam kaynaklanan tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine arar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kendisine tahsis edilen dava konusu taşınmazda uzun süredir ikamet ettiğini, elektrik, su, doğalgaz aboneliklerinin davacıya ait olduğunu, dairenin içindeki tüm inşaat işlerinin davacı tarafından yapıldığını, kooperatife borcu bulunmamasına rağmen tapu devri yapılmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arsa sahipleriyle kooperatif arasındaki anlaşmazlığın mahkemeye intikal ettiğini, davacının 2010 yılına kadar kısmi ödemeler yapmışsa da kooperatife olan borçlarını ve gecikme faizinin ve ayrıca üyelikten kaynaklanan külfetlerini ödemesi gerektiğini, kooperatifin 2017 yılı genel kurulda kooperatifin üyelerinin tüm borçlarını eksiksiz ifa etmeleri gerektiği, aksi halde tapularının verilmeyeceğinin karara bağlandığını, kooperatifin halen faal olup davacı dahil üyeler doğmuş ve doğabilecek borçlarla mükellef olduğunu, yine davacı tarafın 28.500,00 TL ye daire satıldığı iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kooperatifin ticari defter kayıtları ile ödeme belgelerine göre; davacının, kooperatife toplam 56.975,50 TL aidat ödemesi yaptığı, kooperatifin ticari defter ve kayıtları, ortaklık pay defterinde, davacı üye ile diğer üyelerin kooperatife borcunun ne kadar kaldığına dair bir kayıt bulunmadığı, genel kurul toplantı tutanakları, yönetim kurulu-denetim kurulu raporlarında kooperatifin ortaklardan alacaklı/ortakların borçlu olduğuna, hangi üyenin ne miktarda aidat ödeyeceği, hangi üyenin kooperatife ne kadar borcunun kaldığına dair bir belge ve karar bulunmadığı,
diğer yandan davacı tanıklarının beyanları ile davacının aidatlarını ödediği daireye emsal olabilecek daireler için üyeler 29 no.lu daire için 102.721,00 TL, 30 no.lu daire için 74.770,00 TL ödemeler yapılmış olması ile davacının 56.975,50 TL ödemesi karşılaştırıldığında; davacının, kooperatife aidat borcunun olabileceğinin anlaşıldığı, ödeme belgeleri sonucunda kendisine tahsis edilen daireye isabet eden akçeli ödemelerin tamamının yerine getirildiği ispat edilemediği,
tapu iptal ve tescil davasının kabulüne karar vermek için şartlardan birisinin ve en önemlisinin davacı kooperatif üyesinin kooperatife karşı tüm borç ve yükümlülüklerinin yerine getirmesi olduğu, tüm dosya kapsamına göre, bu yükümlülüklerin yerine getirildiğinin ortaya konulamadığı, bu anlamda, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 23.maddesinde düzenlenen ortakların bu kanunun kabul ettiği, hak ve vecibelerde eşittir ilkesinin ihlalinden bahsedilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, dava konusu taşınmazın davacı müvekkiline teslim edildiğini ve davacı müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu, davacının borcu olduğu iddia ediliyor ise bunu davalı kooperatifin kayıt ve belgelerle ispat etmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin ispat konusunda hataya düştüğünü, alacağın varlığını davalı taraf ispat etmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun davalı kayıtlarını değil dava dışı kişilerin beyanlarını esas aldığını, dava dilekçesinde ve tüm aşamalarda belirttikleri gibi davacının davalı kooperatife borcu olup olmadığını, kooperatif kayıtlarından tespit edileceğini,
bu tespit edilememesi halinde ise emsal ödemelerin esas alınacağını, bu nedenle mahkemenin davayı red etmesinin açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptal tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri
3. Değerlendirme
Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarına oturabilecek bağımsız bölüm teslim etmektir. Kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen, başka bir anlatımla kooperatife borcu bulunan ortakların tapu iptal ve tescil isteme hakları bulunmamaktadır. Ancak 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunun 23. maddesinde karşılığını bulan eşitlik kuralı gereğince kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olup, kooperatif aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorundadır. Kooperatif, diğer ortaklara borca rağmen konut ya da iş yeri vermiş ise, davacı tarafın da varsa borcuna rağmen kooperatiften konut ya da iş yeri isteme hakkının varlığı kabul edilmelidir.
Dosyada mevcut, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 24.02.2020 tarihli raporuna göre, davalı kooperatifin ticari defter kayıtları ile ödeme belgelerine göre; davacının, kooperatife toplam 56.975,50 TL aidat ödemesi yaptığı, kooperatifin ticari defter ve kayıtları, ortaklık pay defterinde, davacı üye ile diğer üyelerin kooperatife borcunun ne kadar kaldığına dair bir kayıt bulunmadığı,
genel kurul toplantı tutanakları, yönetim kurulu-denetim kurulu raporlarında kooperatifin ortaklardan alacaklı, ortakların borçlu olduğuna, hangi üyenin ne miktarda aidat ödeyeceği, hangi üyenin kooperatife ne kadar borcunun kaldığına dair bir belge ve karar bulunmadığı, diğer yandan davacı tanıklarının beyanları ile davacının aidatlarını ödediği daireye emsal olabilecek daireler için üyeler 29 no.lu daire için 102.721,00 TL, 30 no.lu daire için 74.770,00 TL ödemeler yapılmış olması ile davacının 56.975,50 TL ödemesi karşılaştırıldığında;
davacının, kooperatife aidat borcunun olabileceği, davalının dosyaya sunmuş olduğu imzasız Aralık/2009 başlıklı üye ödemeleri-borç listesi ile yasal ticari defterleri karşılaştırıldığında, kooperatife borcu bulunmasına rağmen diğer bir kısım üyelere tapularının verilmiş olabileceği yönünde değerlendirme yapılmıştır.
Davacı tarafça borcu olan üyelere tapusunun verildiği savunulmuş olup emsal olarak gösterilen Çorum 3 Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.06.2020 tarihli 2018/399 Esas, 2020/69 Karar sayılı kararında kooperatifin aynı durumdaki üyelere farklı davranmak suretiyle eşitlik ilkesine aykırı davrandığı, davalı kooperatifin davacıdan ne sebeple ne kadar alacağı kaldığını dile getiremediği, bir miktar ya da gerekçe ortaya koyamadığı, daire bedeli dışındaki kooperatif tüzel kişiliğine ait borca yönelik savunmanın genişletilmesine açık bir muvafakati olmadığı gibi ticari defterlerde bilirkişi tarafından bir borç tespit edilmediği belirtilerek tapu iptal ve tescil talebinin kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Alınan 24.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda da davalının dosyaya sunmuş olduğu imzasız Aralı/2009 başlıklı üye ödemeleri-borç listesi ile yasal ticari defterleri karşılaştırıldığında, kooperatife borcu bulunmasına rağmen diğer bir kısım üyelere tapularının verilmiş olabileceği sonucuna varıldığına göre 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 23. maddesindeki eşitlik ilkesi gözetilerek, davacı adına tescil şartlarının oluşup oluşmadığı husususunun değerlendirilmesi gerekir. Anılan raporun onuncu sayfasındaki üye borç ödeme tablosuna göre, dava konusu taşınmaza emsal olarak gösterilen 29 ve 30 numaralı taşınmazların tahsis edildiği üyelere de borca rağmen tapularının devredildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; mahkemece, davacının kooperatife borcu bulunup bulunmadığı yeterince araştırılmamışsa da, dosya kapsamından kooperatifin diğer ortaklara borca rağmen konut verdiğinin anlaşılması ve kooperatif davacıdan alacağı bulunduğu iddiasını ayrıca talep edebileceğine göre, davanın kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/6297, K. 2023/914, 7 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama