KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2022/1005 E., 2023/1055 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2023
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Hüküm/karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Merzifon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.429 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ...
Mahallesi 1340 ada, 7 parsel de kain taşınmazın hissedarı olduğunu, davacı ve müştereklerinin, emlakçı olan davalı aracılığıyla davadışı müteahhit ... ... ile sözlü olarak kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlediklerini, davalının davacı ve müştereklerine ... telkin etmek amacıyla 200.000,00 TL bedelli senedi ciranta sıfatıyla imzalayarak davacıya verdiği ve taşınmazın devrinin gerçekleştiğini, davadışı mütaahhit ... ... taşınmazda bir inşaat başlatmayınca davalı emlakçıdan kefili olduğu tutarı, taşınmazın bedelini ödemesinin istendiğini,
davalı ödemeye yanaşmayınca Merzifon İcra Müdürülüğünün 2014/862 Esas sayılı doya ile icra takibi başlatıldığı, senet protesto edilmeden takip başlatıldığından hahisle davalının kendisi yönünden takibi iptal ettirildiğini, müvekkilinin elindeki taşınmazından olduğunu beyan ederek, 200.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...
Mahallesi 1340 ada 7 ve 13 no.lu parsellerin birleştirilerek 14 no.lu parselin oluştuğunu, davacının davalı vasıtasıyla müteahhitle anlaştığını, arsa üzerine inşaat yapıldığını, 1340 ada 7 no.lu parsele ilişkin Suluova Noterliği 1635 yevmiye no.lu Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapıldığını, sözleşme uyarınca davacının evini üzerine aldığını, senedin davalı tarafından "davacıya ev verilmemesi halinde teminat" olmak üzere imzalandığını, davacının ... ...'e devrettiği taşınmazı tarafların anlaşamamasından dolayı geri üzerine aldığını ve arsayı davalı vasıtasıyla ...
Yapı (...) ile anlaşarak kat karşılığı verildiğini, davalının teminat niteliğinde imzalamış olduğu senedin konusuz kaldığını, söz konusu 200.000,00 TL'lik senedin icralık olduğunu, asıl borçlunun müvekkili olmadığını, taraflar arasında sebepsiz zenginleşmeden dava açılmış ise de ilgili arsaya bina yapıldığından, davacının zararının bulunmadığını beyan ederek açılan davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'nin 1340 ada 7 parseldeki ¼ hissesini dava dışı ... ...'e sözlü kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında 31/10/2012 tarih ve 5440 yevmiye no.lu işlemle devrettiği, sözleşmenin teminatı olmak üzere lehtarı "alacaklısı" ..., borçluları "keşidecileri" ... ..., ... ..., ... ..., cirantası ise Hamdullah Taşbaş olan 31/10/2012 tanzim 31/10/2013 vade tarihli 200.000,00 TL bedelli senedin tanzim ve davacıya teslim edildiği,
sözlü kat karşılığı inşaat sözleşmesinin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğunu, sözleşmenin geçersizliği durumunda tarafların verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde geri isteme hakkının bulunduğu, davacı tarafından dava dışı müteahhitle birlikte hareket ettikleri değerlendirilen ... ... ve ... ...'e devredilen hissenin bu kişiler tarafından başka kişilere devredildiği, davacının taşınmazın ½ hissesini 28/08/2013 tarih ve 4855 yevmiye no.lu işlemle ...'den devralarak tekrar hissedar olduğu,
bu durumda davacının devre konu ¼ hissesinin 28/08/2013 tarihi itibariyle değerinin davacıya ödenmesi husunda kanaate ulaşıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 48.988,33 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından, taşınmazı devralan ... ... ve ... ... taşınmazı devrettiklerini, ...'ten taşınmazın yalnızca yarısının devralındığını, ... ...'taki hisselerin ... ...'e devredildiğini ve onda kaldığını taşınmazın 1/4 hissesinin değerinin kendisinin ödenmesine yönelik kararın hatalı olduğunu, bu nedenle mahkemece verilen kararın hatalı olduğu, kararın kaldırılması talep edildiği anlaşılmıştır.
2.İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından, açılan davanın alacak davası olduğunu, taraflar arasında herhangi bir alacak ilişkisi bulunmadığını, davalının bu davada taraf sıfatının bulunmadığını, davalının tapudaki taşınmazı devralmadığı gibi başkasına da devretmediğini, davcının tapu bedelinin devir miktarına ilişkin bir talebinin de bulunmadığını, bu nedenle mahkemece verilen kararın hatalı olduğu, kararın kaldırılması talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hamil, davalının ise lehtar olduğu bononun teminat için düzenlendiğinin sabit olduğu ve teminatın gereğinin yerine getirilmediği de dosya içeriğinden anlaşıldığı, teminatın gereğini yerine getirmeyen davalının bu bedelden sorumlu olduğu anlaşıldığından tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1) Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1.Davanın konusu senette yazılı olan 200.000,00 TL'lik alacak olmasına rağmen mahkemenin taşınmazın 1/4 oranındaki hisseye karşılık gelen değerinin davacıya ödenmesi konusundaki kararının hatalı olduğunu,
2.Taşınmazın yarısının davacıya devredildiğini fakat diğer yarısının devredilmediğini, bu nedenle hisse oranında ödeme yapılması konusunda karar verilecek olunsa bile; mahkemenin 1/4'lük hisseyi değil 1/2'lik hisseyi baz alması gerektiğini, çünkü davacının, yalnızca taşınmazın 1/2'lik kısmını geri devraldığını ve davanın tarafları arasındaki çekişmenin taşınmazın diğer 1/2'lik kısmına hasredildiğini, mahkeme senedin tamamı üzerinden davayı kabul etmese bile, davaya konu senedin taşınmazın tamamını teminat altına almak amacıyla verilmiş olmasını dikkate alarak;
en azından taşınmaz hakkındaki çekişmeye konu 1/2'lik paya denk gelen ücretin yani 98.476,66 TL'nin davacıya ödenmesine karar vermesi gerektiğini, çünkü senetin; taşınmazın tamamı için alındığını ve hamili davacı olan bir teminat niteliğinde olduğuna göre taşınmazın geri verilmeyen 1/2'lik kısmı için teminat özelliğini devam ettirdiğini,
3.Dava konusu senedin; taşınmazın tamamı için alınmış bir teminat olması, taşınmazın tamamı için teminat olarak alınan iş bu senedin davacıya cirolanması, bu senedin aynı zamanda taşınmazın diğer müştereklerinin paylarını da teminat altına alması nedeniyle mahkemenin yalnızca davacının 1/4'lük payı üzerinden davayı kabul etmesinin hatalı olduğunu,
4.Dava konusu senedin altındaki hukuki ilişkiyi ispat ettikleri için davanın senet miktarı üzerinden kabul edilmesi gerektiğini, aksi kanaat halinde; davacıya taşınmazın 1/2'lik payı devredildiği için (bu konuda bir çekişme yoktur) kalan diğer 1/2'lik payı üzerinden hesaplama yapılarak ücret takdir edilmesi gerektiğini, çünkü buradaki mantık; paylar üzerinden ücret takdiri olmayıp, senedin taşınmazın tamamı için alınmış bir teminat olması ve davadaki çekişmenin taşınmazın 1/2'lik kısmı yönünden sürmesi olduğunu, belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı Vekili Temyiz Dilekçesinde Özetle; 1.Davacının davasını, Merzifon İcra Hukuk Mahkemesince iptal edilen ve Yargıtay onamasından geçen ve Yargıtayca senedin yok hükmünde olduğu ifade edilen senede dayandırarak açtığını, yok hükmünde olan bir senedin yazılı delil başlangıcı olamayacağını,
2.Davacının davasını alacak davası olarak açtığını, mahkemenin davayı sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda kısmen kabul ettiğini, davada sebepsiz zenginleşme şartlarının oluşmadığını, davalının, davacı yandan almış olduğu ve geri vermekle yükümlü bulunduğu herhangi bir tapu kaydı veyahutta parasal kazanımı bulunmadığını,
3.Davanın tarafları arasında herhangi bir alacak ve borç ilişkisi de bulunmadığını, istinaf mahkemesi her ne kadar davalının taahhüdünü yerine getirmediğini belirtmiş ise de yasa gereğince yok hükmünde olan bir belgeye dayanarak davacı tarafın hak iddia edemeyeceğini, davalının iş bu davada taraf sıfatı bulunmadığını,
4.Kanuni unsurları taşımayan hukuken geçersiz bir işlemden davalının kefil sıfatıyla sorumlu olduğu yönündeki iddianın kabul edilmemesi gerektiğini, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ifa edilmemesi nedeniyle teminat senedinin tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371. maddeleri, 199 ve vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470-486 maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 645 vd. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Dava konusu senedin teminat senedi olduğu ve sözlü olarak yapıldığı iddia edilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında düzenlendiği iddia edilmiştir. Davacı, söz konusu senedin verildiği iddia edilen 7 no.lu parselin vefat eden maliki ... ...'nin 4 adet mirasçısından birisidir. Murisin vefatı ile 7 no.lu parselde 1/4 hisseye malik olmuştur.
Hissedarlar tarafından 1340 ada 7 no.lu parselin ½ payı dava dışı ... ...'a, ½ payı da ... ...'e satış nedeniyle devredilmiştir. ... ... ve ... ...
31/10/2012 tarihli senedin keşidecilerinden olup, diğer keşideci ... ...'dir. ... ... ile birlikte hareket ettikleri değerlendirilen ... ... ½ hissesini 07/12/2012 tarih ve 6478 yevmiye no.lu işlemle ... ...'ye, ... ... ise ½ hissesini 20/02/2013 tarih ve 921 yevmiye nolu işlemle ... ...'yi satmış, ... ... hissesini 25/06/2013 tarih 921 yevmiye no.lu işlemle ...'e, ...'de 28/08/2013 tarih 4855 yevmiye no.lu işlemle hissesini davacı ...'ye satmıştır.
2. Davacı vekili 05.10.2020 tarihli dilekçesinde; 1/2 oranındaki hisseyi ... ...'tan satış yoluyla ancak para ödemeden aldığını beyan etmiştir. Bu durumda davacının 1/4 hissesine karşılık olarak 1/2 hisseyi karşılıksız olarak geri aldığı, akabinde yapılan dava dışı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca da bir adet dairenin adına devri yapıldığı, herhangi bir zararı doğmadığı anlaşılmaktadır.
3. Diğer taraftan, davacının sözlü olarak yapıldığını iddia ettiği arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde davalı taraf değildir. Davalının taraf olduğu dava konusu taşınmaz ve bina inşaatına ilişkin yazılı bir borcun üstlenilmesi sözleşmesi de bulunmamaktadır.
4.Açıklanan nedenler doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulü doğru olmamış, hükmün bozulması uygun bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/1005, K. 2023/1055, 15 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama