KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2022/1528 E., 2023/1856 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/1823 E., 2017/592 K.-Birl.Dava 2010/664 E.
- Davacılar
- 1-(Temlik Veren) ... vekili Avukat ...
Karar Metni
883 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
2-(Temlik Alan) ... vekili Avukat ...
DAVALILAR
1-... 2-... 3-... 4-... 5-... 6-...
DAVA TARİHİ
16.04.2010 (Asıl Dava)-03.11.2010 (Birleşen Dava) HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi-Birl.Dava Karar Verilmesine Yer Olmadığına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl dava yönünden davalı arsa sahipleri yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, birleşen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin başkanından 2 adet daireyi kaba inşaat halinde satın aldığını ve kalan işlerini kendisinin yaptırdığını, yönetim kurulu kararıyla müvekkilinin 2 daire yönünden kur'a dışı bırakıldığını, ancak satın aldığı dairelerden 20 numaralı olanın tapusunun üyelerden ... 'a, 8 numaralı dairenin ise kendisine verilmesi yönünde yönetim kurulu kararı bulunmasına rağmen, henüz tapunun verilmediğini ileri sürerek, 8 nolu dairenin kooperatif dışındaki arsa sahibi davalıların adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline, 20 nolu dairenin değerine karşılık şimdilik 7.500,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
2. Birleşen davada, müvekkilinin kooperatif üyeliğinden aidat yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesi ile yasa ve anasözleşmeye aykırı ihraç edildiğini ileri sürerek, davalı kooperatife borcunun bulunmadığının tespiti ile ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
II. CEVAP
1. Davalı kooperatif vekili, davaların reddini istemiştir. 2. Davalılar vekili, müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26/09/2013 tarihli 2010/224 Esas, 2013/470 Karar sayılı kararıyla; asıl davada; davacının davalı arsa sahiplerine işbu davayı açamayacağı, davacının 20 numaralı daireyi hisse devir yoluyla dava dışı ... 'tan satın aldığı ve yönetim kurulunca bu durumun benimsendiği anlaşılmış ise de, daire satışının resmi şekilde yapılmadığı, ayrıca daire tahsisi yönünde genel kurul kararı bulunmadığı, davacının 8 numaralı daire yönünden davalı kooperatifin üyesi olduğu ve bu üyelik yönünden davacının davalı kooperatife 28.991,67 TL borcu olduğu,
bu borcu yerine getirmeden davacının 8 numaralı dairenin tapusunu talep edemeyeceği, davacının ihracının usulüne uygun olduğu gerekçesiyle, asıl davada; davalı kooperatif yönünden esastan, diğerleri yönünden ise husumetten reddine, birleşen davanın da reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesi’nin 26/09/2013 tarihli 2010/224 Esas, 2013/470 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay Kapatılan 23. Hukuk Dairesi'nin 12.06.2015 tarih ve 2015/1272 Esas,2015/4522 Karar sayılı kararıyla; ihraç kararının iptali davası ile tapu iptal ve tescil davasının ayrı ayrı görülmesi, üyelik hak ve sıfatına bağlı olarak tapu iptal ve tescil davası açan davacının, aktif husumetinin belirlenmesi için ihraç kararının iptali davasının bekletici mesele yapılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dava konusu A-Blok, 4.Kat, 20 Bağımsız Bölüm Numaralı dubleks daire ile ilgili talebi yönünden; davacının daireyi kooperatif başkanı...'tan devralmasının usulüne uygun bir satış olmadığı, bu satışın sadece ... 'un hissesinin devri mahiyetinde bulunduğu, her ne kadar kooperatif yönetim kurulunca bu daire ile ilgili satış protokolüne icazet verilmiş ise de; bu kararın üç kişiden oluşan yönetim kurulunun tamamının katılımı ile verilmesi gerekirken iki üye ile verilmiş bulunduğu, kaldı ki, ...'a ödenen 38.500,00 TL'nin kooperatif kayıtlarına geçirilmediği,
bu nedenle de davacı tarafından 20 no.lu Dublex taşınmaz yönünden davalı kooperatiften tazminat talep edilemeyeceği gerekçesiyle buna ilişkin talebin reddine, dava konusu yapılan A-Blok, 1.Kat, 8 Bağımsız Bölüm Numaralı daire yönünden ise, davacının yargılama aşamasında dairenin tapu kaydını kendi üzerine aldığını ve bu daireye ilişkin taleplerinden vazgeçtiğini 29/12/2016 tarihli duruşmada beyan ettiği gerekçesiyle bu daire hakkında da karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dublex daire ilgili yapılan satış işleminin geçerli olduğunu, temlik eden ... ’in kooperatif üyesi olduğunun sabit olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın kabulü gerektiğini temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 ıncı ve devamı maddeleri, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 10., 23. maddeleri
3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 427 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde düzeltme yolu açık olmak üzere,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/1528, K. 2023/1856, 17 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama