KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2022/200 E., 2023/288 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1288 E., 2021/1254 K.
- Dava tarihi
- 27.01.2020
- Hüküm/karar
- Ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/11 E., 2021/337 K.
Karar Metni
776 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kayıt kabul davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili bankanın genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmelerinden kaynaklı 2.469.158,22 TL alacağının iflas masasına kaydı için davalı iflas idaresine başvuru yaptıklarını, davalı idarenin alacağın 1.199.138,85 TL’lik kısmını haksız olarak reddettiğini ileri sürerek, anılan tutarın masaya kayıt ve kabulünü talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı iflas idaresi memurları cevap dilekçelerinde; davanın 15 günlük hak düşürücü sürede açılmadığını, kaydı talep edilen alacağın yargılamayı gerektirdiğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı bankanın kayıt başvurusu esnasında tebligat için masraf yatırdığı, sıra cetvelinin davacı bankaya 10.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği, bu durumda 15 günlük dava açma süresinin tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı, davacının 24.12.2019 tarihinde arabulucuya başvurduğu ve arabulucuk sürecinin 20.01.2010 tarihinde sona erdiği, bu yöntemle yapılan hesaplamaya göre de davanın en geç 22.01.2020 tarihinde açılması gerekirken, 23.01.2020 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı banka vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kayıt başvurusu sırasında masraf yatırdıklarından, 15 günlük dava açma süresinin sıra cetvelinin kendilerine tebliğ edildiği 18.12.2019 tarihinde başlaması gerektiğini, yasa gereği 24.12.2019 tarihinde arabulucuya başvurduklarını, arabuluculuk sürecinin 20.01.2020 tarihinde sonuçlanmasının ardından 23.01.2020 tarihinde eldeki davayı açtıklarını, davanın süresinde olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı bankanın kayıt başvurusu sırasında masraf yatırdığı, bu durumda, İİK’nın 235. ve 223/3. maddesi hükümleri uyarınca, iflas sıra cetveline karşı 15 günlük dava açma süresinin cetvelin itraz eden alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlayacağı, dosya içerisinde bulunan tebligat örneğine göre iflas masasının red kararının davacıya 10.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın 15 günlük hak düşürücü süre sona erdikten sonra 23.01.2020 tarihinde açıldığı, her ne kadar davacı taraf süresinde arabulucuya başvurduğunu 2
belirtmiş ise de kayıt kabul davalarının TTK’nın 5/A maddesi hükümleri nazara alındığında arabuluculuğa tabi olmadığı, öte yandan, davacının tebliğ tarihinden itibaren 13 gün sonra 20.01.2020 tarihinde arabulucuya başvurduğu, arabulucuk son tutanağının 20.01.2020 tarihinde düzenlendiği, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 16/2. ve 18/A-15. Maddesi hükümleri uyarınca, arabulucukta geçen süre hesaba katılmasa dahi davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı banka vekili temyiz başvuru dilekçesinde; kayıt başvurusu sırasında masraf yatırdıklarından, 15 günlük dava açma süresinin sıra cetvelinin kendilerine tebliğ edildiği tarihten başlaması gerektiğini, tebliğin 18.12.2019 tarihinde yapıldığını, tebligat evrakındaki tarihin sehven 10.12.2019 olarak okunmuş olabileceğini, tebliğ tarihinden itibaren yasa gereği 24.12.2019 tarihinde arabulucuya başvurduklarını, arabuluculuk sürecinin 20.01.2020 tarihinde sonuçlanmasının ardından 23.01.2020 tarihinde eldeki davayı açtıklarını, davanın süresinde olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kayıt kabul istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 235. vd, 223/3., TTK’nın 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 16/2. ve 18/A-15. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere özellikle İİK'nın 235. maddesi kapsamında açılan sıra cetveline kayıt kabul davalarının, 3. kişileri etkileyen ve taraf iradelerine tabi olmayan, bu kapsamda 6102 sayılı Yasa'nın 5/A ve 6325 sayılı Arabulucuk Kanunu'nun 16/2 ve 18/A-15 maddeleri gereğince arabuluculuğa elverişli olmamasına, bu nedenle sürelerin işlemesinin durmayacağına göre 3
usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/200, K. 2023/288, 26 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama