İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/2550 K.2023/3467

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/2550Karar2023/3467Tarih25 Ekim 2023Okuma7 dk · 1.360 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2022/2550 E., 2023/3467 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Ekim 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1221 E., 2022/259 K.
Dava tarihi
27.12.2019
Hüküm/karar
Davacının İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine, Davalının Kabulüne
İlk derece mahkemesi
Van 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/200 E., 2021/324 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.360 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 26.10.2005 tarihinde imzalanan "Alpaslan I Barajı Kontrollük ve İşletme Tesisleri İkmal İnşaatı" sözleşmesi uyarınca müvekkilinin yüklendiği taahhüdü yerine getirdiğini, sözleşme dışı işlerden kaynaklı alacakla ilgili Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açıldığını, mahkemece 25.06.2013 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verildiğini,

alacağın geç tahsili nedeniyle müvekkilinin munzam zararının karşılanması için 25.02.2016 tarihinde davalı aleyhine Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/89 Esas sayılı dosyası üzerinden fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 10.000,00TL alacak talebinde bulunulduğunu, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından davanın kabulüne karar verildiğini, istinaf kararının Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiğini, istinaf mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen munzam zarar alacağının bakiyesi olan 499.295,11TL için iş bu ek davanın açıldığını belirterek,

bakiye munzam zarar tutarı olan 499.295,11TL nin ilk dava tarihi olan 25.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; munzam zararın alacağın muaccel olmasından itibaren 10 yıllık süre içerisinde istenebileceğini, davanın ıslah edilmemesi nedeniyle istinaf mahkemesince hüküm altına alınan 10.000,00TL dışındaki bedel yönünden 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, mahkemece yeniden inceleme ve araştırma yapılması gerektiğini,davacının fazla imalatların bedeli için açtığı dava sonucu verilen karar gereğince müvekkilinin davacı alacağının tamamını ödediğini, munzam zararın olması için müvekkilinin kusurlu bir şekilde temerrüte düşmesi gerektiğini, müvekkilinin kusurlu şekilde temerrüde düşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; munzam zarar talebine ilişkin istinaf mahkemesi tarafından hükme esas alınan 08.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda munzam zarar kalemlerinin 2010-2015 yılları arası için hesaplandığı, iş bu davanın açıldığı 27.12.2019 tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, bu nedenle davalının zamanaşımı itirazının reddi ile,

istinaf mahkemesi kararının Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmesi nedeniyle taraflar lehine kazanılmış hak doğduğu gerekçesiyle ilk kararda saklı tutulan fazlaya ilişkin haktan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla açılan iş bu ek davanın kabulüne, ek dava açılmadan önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından ek dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/89 Esas sayılı dosyasında dava tarihi olan 25.02.2016 tarihinden itibaren faize hükmedildiğini, işbu davanın ek dava olduğunu ve faize ilk dava tarihi olan 25.02.2016 tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; alacağın zaman aşımına uğradığını, mahkemece yeniden inceleme ve araştırma yapılmadan önceki mahkeme kararına göre karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, munzam zararın talep edilebilmesi için müvekkilinin kusurlu bir şekilde temerrüde düşürülmesi gerektiğini, 6200 sayılı Teşkilat Kanunun 49.maddesi uyarınca müvekkilinin harçtan muaf olmasına rağmen aleyhine harca hükmedildiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı her ne kadar kabul edilen alacağa kısmi dava tarihi olan 05.02.2016 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere, temerrüt için ihtarın gerekli olduğu, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan kısmi davada, kısmi dava ile fazlaya ilişkin saklı tutulan haklar için temerrüt gerçekleşmeyeceğinden ek dava tarihi itibariyle faize hükmedilmesinin isabetli olduğu, davalının istinaf talepleri yönünden;

munzam zarar davasının açıldığı 27.02.2019 tarihinden geriye doğru on yıllık süre içerisinde gerçekleşen zarar bölümünün talep edilmesi mümkün olup, davacı tarafından da bu döneme ilişkin munzam zarar talep edildiği, zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından davalının zaman aşımı itirazının reddine, yine davalının munzam zarardan sorumlu olmadığına ve yeniden yargılama yapılması gerektiğine dair savunmasının kesinleşen mahkeme kararı karşısında isabetsiz olduğu, ancak 6200 sayılı Kanun'un 49. maddesine göre davalı idare harçtan muaf olmasına rağmen aleyhine harca hükmedilmesi yerinde görülmeyerek,

davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının başvurusunun harç konusunda kabulü ile karar kaldırılarak, davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Taraf vekilleri temyiz dilekçelerinde istinaf dilekçelerinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüşlerdir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı munzam zarar istemine ilişkin ek davadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Van 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/89 Esas sayılı dosyasının yapılan incelenmesinde; davacının Karayel İnş. Tic. Ltd.

Şti., davalının DSİ Genel Müdürlüğü olduğu, dava konusunun eser sözleşmesinden kaynaklanan munzam zararın tazmini davası olup dava tarihinin 25/02/2016 olduğu, dava konusunun "Alpaslan 1 Barajı Kontrollük ve İşletme Tesisleri İkmal İnşaat" sözleşmesi uyarınca davacı şirketin alacağına yaklaşık 8 yıl sonra kavuştuğundan bahisle fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla 10.000,00 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 31/10/2017 tarihli kararı ile davanın reddine karar verildiği,

karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu, Erzurum BAM 1.Hukuk Dairesi'nce 17/07/2018 tarih, 2018/148 esas 2018/978 karar sayılı ilam ile istinaf başvurusunun kabulünün ardından yerel mahkeme kararının kaldırılarak "taleple bağlı kalınarak 10.000,00TL munzam zararın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacı işbu kısmi davadan sonra eldeki ek davayı açarak bakiye munzam zararın tahsilini istemiştir.

3. Munzam zarar, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122/1. maddesinde düzenlenmiştir. Munzam zarar borcunun hukuki sebebi, asıl alacağın temerrüde uğraması ile oluşan hukuki aykırılıktır.

O nedenle, borçlunun munzam zararı tazmin yükümlülüğü (BK 105, TBK 122), asıl borç ve temerrüt faizi yükümlülüğünden tamamen farklı, temerrüt ile oluşmaya başlayan asıl borcun ifasına kadar zaman içinde artarak devam eden, asıl borçtan tamamen bağımsız yeni bir borçtur.

Munzam zarar bu hukuki niteliği ve karakteri itibariyle, asıl alacak ve faizleri yönünden icra takibinde bulunulması veya dava açılmasıyla sonuç ermeyeceği gibi ayrı bir dava ile on yıllık zamanaşımı süresi içerisinde her zaman istenmesi mümkündür. Sürenin başlangıcı da, munzam zararın hukuki yapısından hareketle genel hüküm uyarınca alacağın muaccel olduğu zamandan başlatılacaktır.

Somut olayda, kesinleşen mahkeme kararıyla 1.362.543,99TL'nin 05.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Bu kararın kesinleşmesiyle munzam zarar ortaya çıkacağından zaman aşımının da bu kararın kesinleşmesi tarihinden başlatılması gerekir.

Zaman aşımı süresinin başlangıcının önceki davanın kesinleşme tarihi olduğu dikkate alındığında munzam zarara ilişkin davanın açıldığı tarih itibariyle zamanaşımı süresi dolmadığından bu hususta yapılan değerlendirme de yerindedir.

4.Davacının temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede; davacı her nekadar kabul edilen alacağa kısmi dava tarihi olan 05.02.2016 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere, temerrüt için ihtarın gerekli olduğu, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan kısmi davada, kısmi dava ile fazlaya ilişkin saklı tutulan haklar için temerrüt gerçekleşmeyeceğinden ek dava tarihi itibariyle faize hükmedilmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından kararda isabetsizlik görülmemiştir.

5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/2550, K. 2023/3467, 25 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2550
Karar No
2023/3467
Tarih
25 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/2553 K.2023/5858
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2555 K.2023/6084
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2557 K.2023/6215
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2561 K.2023/6126
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/2565 K.2023/10122
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2566 K.2023/6127

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.