İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/5102 K.2024/262

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine…

Esas2022/5102Karar2024/262Tarih18 Ocak 2024Okuma12 dk · 2.478 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2022/5102 E., 2024/262 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Ocak 2024
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.478 kelime·12 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı asil ... ve vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil eden şirketin davalılardan ...'a ait bulunan ... Merkez ... Mah. ... içi mevkii 269 ada 48 parsel üzerine kat karşılığı inşaat yapmak üzere ... 3. Noterliğinin 11/02/1988 tarih ve 2962 yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını ve inşaatın tamamlandığını, ancak 1999 depremini takiben doğan ihtilaflar sonucu yargılamaya konu olduğunu, ...

2. Asliye Hukuk Mahkemesine vekil eden şirket tarafından açılan 2009/151 Esas 2011/436 Karar sayılı dosya ile bu taşınmazdaki 269 ada 48 parsel 2. kat 4 no.lu bağımsız bölümün 15/07/2011 tarihinde ... adına olan tapu kaydının iptali ile vekil edeni davacı adına tesciline karar verildiğini, kararın Yargıtay denetiminden geçmek sureti ile kesinleştiğini, ancak davalı ...'ın davaya konu 2. kat 4 nolu bağımsız bölümü dava devam ederken tedbir olmadığından bilistifade 3. şahıs olan ...'a satış yoluyla devrettiğini, ...'ın da yine bir başka tanıdık olan ...'ya,

...'nin de son olarak Yargıtay 23. Dairesince kararın onanmasını takiben taşınmazı ...'ın oğlu ...'a satış yoluyla temlik olunduğunu, bu satışların tümünün muvazaalı satışlar olduğunu, taşınmazı satış yoluyla temlik alan şahısların mevcut durumu ve ihtilafı bilen kişiler olup söz konusu taşınmazın ihtilaflar nedeniyle iskana açılmadığını, taşınmazda kimsenin oturmadığını ve binanın yaklaşık 20 yıldır kullanılmamakta olduğunu, taşınmazın konut olarak kullanılmasının düşünüldüğünü ancak 20 yıldır hiç kullanılmadığı için yıprandığını, bu nedenle taşınmazın yatırım veya ticari amaçla alınıp satılmasının kabul edilemeyeceğini,

satışın gerçek olmadığının gerek tapudaki değerden ve gerekse de alım satım arasında kayda gider bir bedelin olmamasından da anlaşıldığını beyanla öncelikle dava konusu taşınmazın devir ve temlikinin önlenmesi için taşınmaz kaydına tedbir konulmasını, taşınmazın davalı ... adına kayıtlı tapusunun iptali ile vekil eden şirket adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde taşınmazın güncel bedelinin denkleştirilerek davalılardan tasarruf tarihi itibariyle faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olaylar silsilesinin ilk adımının diğer davalı ... ile davacı arasında akdedilen 1998 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile başladığını, bu sözleşme uyarınca diğer davalı ...'a bırakılacak olan daire ve dükkanların;

zemin katta binanın kuzeyinde bulunan 2 adet dükkan, 1. katta binanın kuzeyinde bulunan 1 daire, 3. katta binanın kuzeyinde bulunan 1 daire, 5. katta binanın kuzeyinde bulunan 1 daire, 3. kat binanın güneyinde bulunan 1 daire, 4. kat binanın Güneyinde bulunan bir daire olarak kararlaştırıldığını, ancak, 2002 yılına gelindiğinde, davacı yüklenici tarafından sözleşme süresine göre öngörülen sürede inşaat tamamlanıp teslim edilmemiş olduğundan diğer davalı ... tarafından davacı aleyhine tazminat davası ikame edildiğini,

işbu yargılama devam ederken diğer davalı ... tarafından davacı ile aralarında akdedilen 25.11.2004 tarihli sulh ve ek protokol başlıklı anlaşma ile davadan feragat edildiğini, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/558 E. sayılı dosyasına ilişkin olarak yapılan anılan protokol uyarınca davacı ...

İnşaat tarafından da mahkemeye anlaşma şartları hakkında beyan dilekçesi sunulduğunu, netice olarak mahkeme dışı sulh, mahkeme içi sulhe dönüşerek davanın karara çıktığını, tüm bu yaşananların ardından; davacıdan alacaklı olan dava dışı ...

Şti. tarafından, icra dosyasından yetki alınmak suretiyle diğer davalı ... aleyhine yerel mahkeme dosyası ile taraflar arasında akdedilen arsa payı karşılığı kat mülkiyeti sözleşmesi uyarınca diğer davalı ... tarafından davacıya devredilmediği iddia olunan iki adet bağımsız bölümün davacı adına tescili talepli tapu iptal ve tescil davasının açıldığını, işbu davanın talep sonucunda belirtilen bağımsız bölüm numaralarının, 2 ve 5 no.lu bağımsız bölümler olup yargılamanın temyiz aşamasında 25.11.2004 tarihli sulh protokolüne değer verilerek,

bu protokol uyarınca diğer davalı ...'a bırakılan iki bağımsız bölümün hangi bağımsız bölümler olduğu konusunda belirsizlik olmasının bozma konusu yapıldığını ve dosyanın anılan protokol uyarınca diğer davalıya bırakılan bağımsız bölümlerin hangi bağımsız bölümler olduğunun tespiti için tekrar ilk derece mahkemesine gönderildiğini, buna karşılık, dava dışı ...

Şti. tarafından İcra Müdürlüğünden alınan yetki ile ikame edilen tapu iptal ve tescil davasının yargılamasında 2004 tarihli sulh protokolüne değer verilip bu protokol dışında kalan taşınmazların dava konusu edilmesi gerektiği hususunda kanaat bildirilmiş olmasına rağmen, yargılama sırasında bağımsız bölüm numaralarının karıştırılması nedeniyle maddi hata sonucu 4 nolu bağımsız bölümün davacı yükleniciye bırakıldığına dair hükmün tesis edildiğini,dosyada mübrez sunmuş oldukları önceki beyanlarında da belirttikleri üzere,

davacı tarafından işbu davaya dayanak yapılan bağımsız bölüm numaralarının karıştırılması ile hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak tesis edilen mahkeme ilamının, davada taraf olmayan vekil eden ... için kesin hüküm teşkil etmediğini, bunun yanında, müvekkilinin dava konusu 4 numaralı bağımsız bölümü satın alırken tapu kayıtları üzerinde haciz veya herhangi bir hak kısıtlayıcı şerh olup olmadığını kontrol ettiğini, tapu müdürlüğü tarafından kendisine böyle bir şerh bulunmadığı beyan edilince müvekkili tarafından işbu taşınmazın satın alındığını, beyan ettikleri üzere müvekkilinin uzun yıllardan bu yana yurtdışında yaşamakta olup,

davacının tescil talebinin dayanağı bulunan yerel mahkeme dosyası ile yapılan yargılama ve verilen karar ile ilgili bir bilgisi bulunmadığını, davacının huzurdaki dava ile adına tesciline dair karar verilmesini talep ettiği 4 nolu bağımsız bölümün davacının adına tescil edilmesinin, davacının sebepsiz zenginleşmesi anlamına geleceğini, davacı tarafından davalı vekil edenin dava konusu taşınmazın iktisabında muvazaalı birtakım yollara başvurmak suretiyle söz konusu taşınmazı edindiği de iddia edilmiş ise de;

davacının bizzat imzası bulunan ve hali hazırda devam eden bir yargılamanın sonlanmasına vesile olan protokol ve sair hususlar göz önüne alındığında, davalı vekil edenin muvazaalı hareketlerle herhangi bir kimsenin hukuken korunması gereken bir hakkını ihlal etmediğinin sabit olduğunu, davacının haksız menfaat elde etme gayesiyle ikame ettiği işbu davayı, kötü niyetli olarak ikame ettiğini, davacının davasının reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

2.Davalı ... cevap dilekçesinde, "davada davacı; tarafımca ... Merkez ... Mahallesi ... içi Mevkii 269 ada 48 parsel üzerine inşa edilen binadan 4 numaralı bağımsız bölümü daha önce açılan dava devam ederken bir başkasına sattığımı, onun da bir başkasına sattığını, en son taşınmazı oğlum ...'ın aldığını, bunun mal gezdirilmek suretiyle muvazaalı bir işlem olduğunu, asıl amacımın davacıdan mal kaçırmak olduğunu iddia etmektedir. Ancak davacının bu iddiaları gerçek dışıdır.

Davacı ile şahsım arasında bir sulh anlaşması imzalanmıştır. Bu anlaşma ile inşaat tamamlanmadığı için henüz müteahhide devretmediğim bir dairenin bana ait olacağını davacı şirket kendisi kabul etmiştir. Diğer dairenin de başka bir şahsa devredileceği kararlaştırılmıştır.

Davacının borçlusu olduğu kooperatif tarafından açılan davada da bu sulh anlaşmasının muvazaalı bir anlaşma olmadığı, bu anlaşmaya değer verilmesi gerektiği kabul edilmiş olduğu halde her nasıl olduysa bu 4 numaralı bağımsız bölümün davacı şirket adına tesciline karar verilmiştir. Şimdi ise davacı şirket; kendi yazılı ve imzalı sulh anlaşmasını hiçe sayarak sanki bu sözleşmeyi şirket yetkilisi imzalamamış gibi bu davayı açarak daire talep etmektedir.

Tarafımdan ... adlı şahsa yapılan satış danışıklı bir satış değildir. 22 yıl önce müteahhit şirket ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmış, inşaatın 99 yılı Ekim ayında anahtar teslim bitirileceği kararlaştırılmış olmasına rağmen, davacıdan kaynaklanan sebeplerle, davacının da dilekçesinde izah ettiği gibi bu bina hiçbir zaman kullanılmamış, iskân ruhsatı alınmamıştır.

Yıllarca davacının inşaatı tamamlamasını bekledikten sonra davacının borçlu olduğu kooperatif tarafından hiçbir suçum yokken aleyhime bir dava açılmış, bu dava yıllarca sürmüş, müteahhit bu sırada buraya bir çivi dahi çakmamıştır. Aradan yıllar geçtikten sonrâ davanın bittiği tarafıma söylenmiş, bu defada inşaatın ruhsatının müteahhit tarafından iptaledildiği tarafıma bildirilmiştir" açıklamasında bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davaya konu taşınmaza ilişkin olarak mahkememizin 2009/151 Esas, 2011/436 Esas sayılı dosyasında görülen dava neticesinde davanın kısmen kabulü ile ... Merkez ... Mah. Hendekleriçi Mevkiinde bulunan 269 ada 48 parsel sayılı taşınmazdaki 2. kat 4 nolu bağımsız bölümün davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... İnşaat Emlak Tur. ve Tic. Ltd.

Şti. adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, anılan kararın Yargıtay denetiminden geçmek sureti ile 01/03/2018 tarihinde kesinleştiği, ancak davaya konu taşınmaz üzerinde mahkemece verilmiş herhangi bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından davaya konu 4 numaralı bağımsız bölümün 07/01/2013 tarihinde davalı ... tarafından dava dışı ...'a, 16/10/2014 tarihinde dava dışı ... tarafından dava dışı ...'ya, 18/04/2018 tarihinde dava dışı ... tarafından davalı ve aynı zamanda davalı ...'ın oğlu olan ...'a tapuda devredildiği anlaşılmıştır.

Her ne kadar davaya konu taşınmaz üzerinde ihtiyati tedbir ya da davalı olduğuna ilişkin herhangi bir şerh bulunmaması nedeniyle davaya konu taşınmazın üçüncü kişilere devri yasal olarak mümkün ise de; davalı ... ilk davada hakkında tapu iptali ve tescil kararı verilen ...'ın oğlu olup, iyi niyet iddiası dinlenemeyeceğinden,Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş mahkeme ilamı doğrultusunda davalının tapu iptal ve tescil koşullarının oluşmadığına ilişkin iddiası bakımından yeniden araştırma yapılmasının mümkün olmadığı" gerekçesiyle "Davanın Kabulü ile; ... ili, Merkez ilçe, ... Mahallesi, 269 ada 48 parsel 4 numaralı bağımsız bölümün Tapu Kaydının İptali ile; davacı adına Tapuya Kayıt ve Tesciline," karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Vekil edenin dava konusu 4 numaralı bağımsız bölümü satın alırken tapu kayıtları üzerinde haciz veya herhangi bir hak kısıtlayıcı şerh olup olmadığını kontrol ettiğini, tapu müdürlüğü tarafından kendisine böyle bir şerh bulunmadığı beyan edilince vekil eden tarafından işbu taşınmazın satın alındığını, beyan ettikleri üzere vekil edeninin uzun yıllardan bu yana yurtdışında yaşamakta olup davacının tescil talebinin dayanağı bulunan yerel mahkeme dosyası ile yapılan yargılama ve verilen karar ile ilgili bir bilgisi bulunmadığını,

Dosya kapsamına kazandırılan belgelerden görüldüğü ve yargılama aşamasında da ısrarla beyan ettikleri üzere, davacı yanın iddia ettiği gibi davalı vekil eden tarafından "dava konusu taşınmaz üzerine tedbir konulmamış olmasından istifade etmek" gibi bir tutum içerisine girilmesine imkan bulunmadığının sabit olduğunu, dosya kapsamındaki sulh ve ek protokol ile davacı yanın zaten sayıca alması gereken tüm bağımsız bölümleri iktisap ettiğini, başkaca bir hak ve alacağının kalmadığını,

bu hususta mahkeme içi yazılı ikrar mahiyetindeki beyanının da mevcut olduğu düşünüldüğünde davalı vekil edenin davacının var olmayan bir alacağına kavuşmasının önüne geçme çabası içerisine girişemeyeceğinin izahtan vareste olduğunu, yargılama öncesi safahata ve davacı ile diğer davalı ... arasındaki anlaşmaya göre tüm edimlerin ifa edildiğini, davacıya bırakılması gereken tüm bağımsız bölümlerin davacının talimatı ile...'e bırakıldığının görülmekte olduğunu,

Dosya kapsamında yer alan tüm Yargıtay kararlarında Barın inşaat ve ... arasında yapılan 25.11.2004 tarihli protokole değer verilmiş olmasına karşın tüm bağımsız bölümlerin birbirine karıştırıldığını ve sonuç olarak böyle hatalı bir karar verildiğini,

Tazminat davası devam ederken taraflar arasında bir protokol düzenlendiğini, bu protokol ile yükleniciye ait olması gereken 4 no.lu bağımsız bölümün diğer davalı ...’a kalacağını, 3 numaralı bağımsız bölümün de ...’na bırakılacağının kararlaştırıldığını, davacı bu protokol ile 4 numaralı bağımsız bölümün davalı ...’a ait olacağını kabul etmişken, daha sonradan üçüncü kişi tarafından açılan davada hatalı tanzim edilen bilirkişi raporuna göre, 4 numaralı bağımsız bölümün davacı adına tesciline dair karar verildiğini,

Bu sırada dava devam ederken söz konusu taşınmazın, yer sahibi tarafından üçüncü kişiye satıldığını, bu üçüncü kişinin de taşınmazı bir başkasına sattığını, dava konusu 4 numaralı bağımsız bölümün bulunduğu binanın yıkılacağı haberinin vekil edene ulaştırılması üzerine, uzun yıllardan beri yurtdışında ikamet eden ve ... ile bir bağlantısı olmayan vekil edenin 4 nolu bağımsız bölümü ve diğer bağımsız bölümleri satın aldığını, bunun karşılığında da satıcıya bedelini ödediğini, yapılan ödemelere ilişkin banka dekontlarının mahkeme dosyası içerisine kazandırıldığını,

Davacının huzurdaki dava ile adına tesciline karar verilmesini talep ettiği 4 no.lu bağımsız bölümün davacının adına tescil edilmesinin, davacının sebepsiz zenginleşmesi anlamına geleceğini,

Davacı tarafından davalı vekil edenin dava konusu taşınmazın iktisabında muvazaalı birtakım yollara başvurmak suretiyle söz konusu taşınmazı edindiği iddia edilmiş ise de; davacının bizzat imzası bulunan ve hali hazırda devam eden bir yargılamanın sonlanmasına vesile olan protokol ve sair hususlar göz önüne alındığında, davalı vekil edenin muvazaalı hareketlerle herhangi bir kimsenin hukuken korunması gereken bir hakkını ihlal etmediğinin sabit olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...davacı yüklenici şirket ile davalı arsa sahibi ... arasındaki 10.02.1998 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğu, üzerine zemin ve üzerinde beş katlı bina yapılmasının kararlaştırıldığı, zemindeki 4 adet bağımsız bölümün dükkan olması, üzerindeki katlarda da ikişer adet daire yapılması bu şekilde elde edilecek 14 bağımsız bölümün taraflar arasında her birine 7 bağımsız bölüm düşecek şekilde paylaşıldığı, sözleşmede aşamalı devir öngörüldüğü, ...

2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.07.2011 tarihli, 2009/151 Esas, 2011/436 Karar sayılı dosyasında yüklenici şirket adına tapu iptâli ve tescil davasını açması için İcra Mahkemesince alacaklı kooperatife verilen yetkiye istinaden sözleşmede yükleniciye isabet eden ve davalı arsa sahibi tarafından devredilmeyen iki adet bağımsız bölümün tapu kayıtlarının iptâli ile davacı yüklenici şirket adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle açıldığı, davada dava konusu 269 ada 48 parsel sayılı taşınmazdaki ikinci kat 4 no.lu dairenin davalı arsa sahibi adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verildiği,

kararın derecattan geçerek kesinleştiği, dava konusu bağımsız bölümü, davalılardan ... 07.01.2013 tarihinde satış yoluyla dava dışı ...'a temlik ettiği, ...'ın da 16.10.2014 tarihinde satış yoluyla dava dışı ...'ya temlik ettiği, ...

18.04.2018 tarihinde satış yoluyla arsa sahibin oğlu davalı ...'a temlik ettiği, davaya konu taşınmaza ilişkin mülkiyet tespitli dava eldeki dava için kesin delil niteliğinde olduğu, son kayıt maliki ...'ın arsa sahibi olan diğer davalı ...'ın oğlu olması sebebiyle kesin delil niteliğindeki dosyadan bilgisinin olduğunun kabulünün gerektiği, bu durum karşısında davalı ...'ın TMK.nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı anlaşıldığına göre, davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.

Davalının kesinleşen dava dosyasındaki tespit ve değerlendirmelere ilişkin itirazlarının anılan dosyada değerlendirilmesi sebebiyle bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir" gerekçesiyle davalı ... vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği sebepler ile aynı temyiz itirazlarını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan tapu iptal ve tescil, bu talebin kabul olunmaması halinde taşınmazın güncel bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İstinaf ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/5102, K. 2024/262, 18 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5102
Karar No
2024/262
Tarih
18 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/5103 K.2024/260
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/5103 K.2024/1365
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/5104 K.2024/556
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/5110 K.2024/557
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/5117 K.2024/1083
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/5117 K.2024/194

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.