KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2022/5163 E., 2025/2438 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/65 E., 2022/1106 K.
- İlk derece mahkemesi
- Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/180 E., 2021/669 K.
Karar Metni
819 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ... ile diğer davacıların murisi ...'ın maliki olduğu 32437 ada, 2 parsel üzerinde bina yapımı için davalılardan ... Tasarım Dekorasyon İnşaat San. ve Tic. Ltd.
Şti. ile 26.04.2018 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, sözleşmeye göre tüm hissedarlarla sözleşme yapılıp tapu devirleri yapıldıktan sonra 150 gün içinde ruhsat alınarak inşaata başlanacağı ve inşaata başlandıktan sonra 12 ay içinde de bağımsız bölümlerin teslim edileceği hususunda anlaşıldığını, davacı ...'ın 3/10 payını, diğer davacıların murisi ...'ın 3/5 payını 27.04.2018 tarihinde davalı yükleniciye avans olarak tapuda devrettiğini, teslim süresinin sonu 26.09.2019 olmasına rağmen davalı yüklenici şirketin dava konusu taşınmazda herhangi bir inşaat yapmadığını,
avans olarak devredilen paylar üzerine de borçlarından dolayı diğer davalılar tarafından haciz konulduğunu ileri sürerek sözleşmenin geriye etkili feshini, davalı yükleniciye temlik edilen payın tapusunun iptali ile davacı ...'ın devrettiği 3/10 payın davacı adına tesciline diğer davacıların murisinin devrettiği 3/10 payın diğer davacılara miras payları oranında tescilini ve davalılar lehine taşınmazda tesis edilen hacizlerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin davacılar ile davalı inşaat şirketi arasında hüküm ifade ettiğini, iyiniyetli üçüncü kişi konumundaki müvekkili kurumun haciz şerhinin Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi uyarınca korunması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı yüklenici ... Şirketi adına kayıtlı taşınmaza haciz koydurmuş üçüncü kişi durumunda olup dava konusu üzerinde bir ayni hak sahibi olmadığını, dolayısıyla müvekkiline karşı açılan davanın sıfat yokluğundan dolayı reddinin gerektiğini, müvekilinin dava konusu taşınmaza haciz koydurduğu 31.12.2019 tarih itibariyle taşınmazda tasarruf yetkisini sınırlayan bir şerh bulunmadığından müvekkilinin haciz şerhinin eldeki davadaki tapu düzeltimi kararından etkilenmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3-Davalı 1-... Çatı Kaplamaları Müh. Mim. İnş. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacılar ile davalı yüklenici ... Tasarım Dekorasyon İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan sözleşmenin tarafı olmadığı için sözleşmenin şartlarını bilmesinin mümkün olmadığını, davacılar ile davalı ...Tas. Dek. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan sözleşmenin tapuya şerh edilmediğini, bu sebeple davalı müvekkilinin lehine konulan haciz işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yüklenicinin aradan geçen zamana rağmen inşaata başlamaması ve tapu kaydından anlaşıldığı üzere aciz halinde olması nedeniyle arsa sahibi olan davacıların sözleşmeden dönmeye ilişkin taleplerinin yerinde olduğu, tapu kaydında davalı yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında devraldığının anlaşıldığı dolayısıyla davalı haciz sahiplerinin iyiniyetli olmadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili ve davalı ... vekili, davalı 1-... Çatı Kaplamaları Müh. Mim. İnş. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haciz alacaklılarının şahsi hak sahipleri olduğu iyiniyetli olsalar da olmasalar da TMK'nın 1023. maddesinden yararlanmalarının mümkün olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermesi gerekirken hatalı gerekçeyle davanın kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne yerel mahkeme kararının kaldırılarak gerekçe düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde: iyiniyetli üçüncü kişi konumundaki müvekkili kurumun haciz şerhinin Türk Medeni Kanunu'n 1023. maddesi uyarınca korunması gerektiğini, dava açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, aleyhlerine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, beyan etmektedir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin tapu iptal ve tescil talebine yönelik davanın tarafı olmadığını kendisine dava açılmasına sebebiyet vermediğinden harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, sorumlu olabileceği varsayımında dahi sorumluluğun nispi olarak değil maktu olarak belirlenmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı sözleşmenin geriye etkili feshi, tapu iptali ve tescil ile taşınmaza yüklenicinin borçları nedeniyle tesis edilmiş hacizlerin fekki istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı SGK vekili ve davalı ... vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Davalı SGK'nın harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/5163, K. 2025/2438, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama