İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/5352 K.2023/2843

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/5352Karar2023/2843Tarih19 Eylül 2023Okuma11 dk · 2.139 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2022/5352 E., 2023/2843 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Eylül 2023
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/625 E., 2022/1097 K.
Hüküm/karar
İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
İlk derece mahkemesi
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2018/273 E., 2020/246 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.139 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.09..2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servis Onkoloji ve Yataklı Servis Binası Yapım İşi kapsamında muhtelif inşaat işleri konulu,birim fiyatlı taşeron sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin Eylül 2017 tarihine kadar çalışmasına ve ihtarla talep etmesine rağmen ödenmeyen bakiye iş bedeli alacağı bulunduğunu, ayrıca sözleşme kapsamında davalıya verilen 240.000,00 TL bedelli teminat senedinin iade edilmediğini, müvekkilinin mağdur edilmesi nedeni ile sözleşmede kararlaştırılan 80.000,00 TL ile birlikte alacaklarının davalıdan tahsiline, teminat senedinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Mayıs 2017 tarihinde işi bıraktığını, o tarihe kadar yapmış olduğu işlerin bedelinin ödendiğini, ceza-i şart talebinin sözleşmede bir tarafın tek taraflı sebepsiz feshine bağlandığını, ancak somut olayda idarenin 27.04.2017 tarihli işin niteliklerine uygun yapılmadığı tespiti üzerine bozulduğunu, dava konusu işin kabulünün henüz yapılmadığını ve teminat senedinin kesin hesap neticesinde davacının neden olacağı zararları karşılamak için uhdesinde tuttuğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriği ve özellikle bilirkişi asıl ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı idare tarafından 27.04.2017 tarihli tutanakta, sözlü uyarılara rağmen sıva imalatlarındaki uygunsuzluklara devam edildiği, duvar, çimento esaslı sıva, alçı sıva ekiplerinin sahadan uzaklaştırılması gerektiği, yapılan hiçbir alçı ve sıva imalatının yapı denetim görevlilerince uygun bulunmadığı, teslim alınmadığı belirtilmiş ise de, davacının bu tarihten sonra şantiyeden uzaklaştırıldığına ilişkin delil sunulmadığı,

davalı tarafından davacının yarım bıraktığı işlerin başkasına yaptırıldığına ilişkin delil sunulmadığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/135534 Soruşturma sayılı dosyasındaki tanık ifadelerinden de, davacının Eylül 2017 tarihinde işten el çektirildiği anlaşıldığından bu tarihe kadar yapılan imalatların davacı tarafından gerçekleştirildiği, dava dışı idare tarafından tutulan tutanakta bir kısım imalatların ayıplı gerçekleştirildiği, işin tamamlanmadığı,

bu nedenle sözleşmenin eylemli olarak feshedilmesinde davacı tarafında da kusurunun bulunması nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan ceza-i şartın talep edilemeyeceği, karar tarihine kadar davacı tarafından yapılan işler nedeniyle dava dışı idare tarafından davacının kusurlu imalatları nedeniyle davalı hakedişlerinden kesinti yapıldığına ilişkin delil sunulmadığı, dava dilekçesinde 112.000,00 TL yemek masrafının davalı ödemesi olarak kabul edildiği,

davalı tarafından ödeme olarak ileri sürülen 150.792,00 TL sigorta bedelinin sözleşmenin 3/b maddesine göre davalının yükümlülüğünde bulunduğu gözönüne alınmak suretiyle yapılan hesaplamada davacının alacaklı çıktığı, teminat senedinin davacı tarafta kalmasını gerektiren haklı bir neden ileri sürülmediği, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin tasfiye edilmesi gerektiği gerekçesiyle; usul ekonomisi de gözetilerek teminat senedinin iptali ne karar verildiği belirtilerek,

davanın kısmen kabulüne, 420.020,31 TL bakiye imalat bedelinin 16.03.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı şirket tarafından davalı şirkete keşide edilen tarihsiz 240.000,00 TL bedelli senedin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf başvurusunda; dava dilekçesinde sözleşme gereği talep edilen 80.000,00 TL'lik ceza-i şart talebinin reddine dair kararının hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin 7.maddesinde bulunan "Yaptırım ve Cezalar" bölümünün c bendinde "İşveren işe başladıktan sonra bu sözleşmeyi tek taraflı ve sebepsiz olarak bozar ise taşerona 80.000,00 TL sözleşme fesih bedeli ödeyecektir." , yine "Kurumun işverene herhangi bir sebeple veya kalitesizlik sebebi ile veya işin gecikmesi sebebi ile ekiplerin sahadan uzaklaştırılmasını isteyen resmi bir yazı sunulması halinde sözleşme tek taraflı feshedilecek'' denildiğini,

sözleşmede belirtildiği gibi davalının iddiasına dayandığı şekilde olaylar olsaydı davalının, idarenin kendisine yazdığı resmi bir yazıya istinaden işlemleri yapması gerekeceğini ancak böyle bir durum söz konusu olmadığını ve buna ilişkin davalının sunduğu bir belgenin de mevcut olmadığını belirterek, mahkeme kararının ceza-i şart bedeli yönünden kaldırılmasını ve davanın 80.000,00 TL ceza-i şart yönünden de kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf başvurusunda; yargılamadaki cevap, ikinci cevap, itiraz ve tüm beyanları tekrar ettiklerini, mahkemece davacının Eylül 2017 tarihine kadar şantiye sahasında işine devam ettiği kabul edilmiş ise de buna katılmanın mümkün olmadığını, davacının şantiye sahasında uzaklaştırıldığının yazılı delilinin dava dışı idare tarafından düzenlenen 27.04.2017 tarihli tutanak olduğunu ve tutanakta "...şantiye alanında yapılan incelemelerde daha önce tarafınıza yapılan sözlü uyarılara rağmen sıva imalatlarındaki uygunsuzluklara devam edildiği tespit edilmiştir.

Duvar, çimento esaslı sıva, alcı sıva ekiplerin yapım işleri Genel Şartnamesinin "Yapı Denetim Görevlisinin Yetkileri" başlıklı maddesi uyarınca sahadan uzaklaştırılması gerekmektedir.

Ayrıca yapılan hiç bir alçı sıva imalatı yapı denetim görevlerince uygun bulunmamıştır, teslim alınmamıştır. " şeklinde tespit yapılarak davacının şantiye sahasında açıkça uzaklaştırılmasının istendiğini , müvekkil şirketin bu tutanaktan sonra idarenin açık beyan ve talimatı ile davacının şantiye sahasından uzaklaştırılması istemine karşı davacının şantiyede işine devam ettirilmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 7/c bendinde "...kurumun işveren'e herhangi bir sebeple veya kalitesizlik sebebi ile veya işin gecikmesi sebebi ile "ekiplerin sahadan uzaklaştırılması"nı isteyen resmi bir yazı sunulması halinde,

sözleşme tek taraflı fesih edilecektir Bu durumda taşerona hiç bir fesih bedeli ödenmeyecektir." hükmünün düzenlendiğini, davacının kalitesiz iş yaptığı ve işin gecikmesine neden olduğunu ve bu hususun idare tarafından tespit edilip tutanağa dönüştürüldüğünü, uzaklaştırmanın yazılı olarak davacıya ihtarnameyle gönderilmesi gerektiği yönünde sözleşmenin 7'ci veya başka bir maddesinde hüküm bulunmadığını, maddede aranan kurumun herhangi bir sebeple veya kalitesizlik nedeniyle işin gecikmesi sebebi ile ekiplerin sahadan uzaklaştırılması yönünde tutanak tutulması olduğunu,

idarenin düzenlemiş olduğu bu tutanak gereği davacının şantiye sahasından 07.05.2017 tarihinde uzaklaştırıldığını, mahkemenin bu yöndeki itirazları dikkate almadığını, oysa mahkemece bu itirazların dikkate alınarak idareye müzekkere yazılarak davacı hakkında tutulan iş bu tutanaktan sonra davacının aynı şantiye sahasında yüklenmiş olduğu işe devam edip etmediği,

şantiye sahasında uzaklaştırılıp uzaklaştırılmadığı gibi hususlar sorulup buna göre cevabı alındıktan sonra hüküm kurulması gerekirken, bu yönden gerekli araştırma ve soruşturma yapılmadan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece davacının işe devam ettiği kabul edilmiş ise de, davacının şantiye sahasından uzaklaştırıldığı 07.05.2017 tarihinden sonra işe devam ettiği yönünden yapmış olduğu işe karşılık müvekkili yada idare adına düzenlemiş herhangi bir fatura yada belge bulunmadığı gibi bu yönde dosyaya da herhangi bir yazılı delil sunulmadığını,

kararın gerekçesinin bir bölümünde de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasındaki tanık ifadelerine dayanılarak davacının Eylül 2017 tarihinde işten el çektirildiği, bu tarihe kadar yapılan imalatların davacı tarafından gerçekleştirildiği belirtilmiş ise de bunun da kabulünün mümkün olmadığını, mahkemenin Savcılık tarafından yapılan soruşturmada dinlenen tanık beyanlarına itibar ettiğini ancak cevap dilekçesinde tanık beyanlarına dayanılmasına rağmen bildirilen tanıkların dinlenmediğini, bilirkişi raporlarına yapılan itirazlarda ve beyanlarda bilirkişi heyetinin tek sayıda oluşturulmaması gerektiği,

usulsüz bilirkişi kurulu (çift sayılı) oluşturularak rapor alınıp hükme dayanak gösterilmesinin adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu, bu itirazların dikkate alınmadığını ve çift sayıdaki (iki kişiden oluşan) bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerek gerekçeli kararda ve gerekse bu karara dayanak gösterilen bilirkişi raporlarında davacının 27.04.2017 tarihli şantiye sahasında uzaklaştırılmasının açıkça kabul edilerek davacı yanın cezai şart bedeli talebi red edildiğine göre davacının alacak talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu,

sözleşmenin birim fiyatlı işçilik sözleşmesi olup, her iki tarafı da bağladığını, davacının yapmış olduğu iş bedeli toplamının 1.130.783,00 TL olup, müvekkil tarafından davalıya ödenen 1.146,159,00. TL'in mahsubu ile davacıya fazladan 15.376,00.

TL ödeme yapıldığını ve davacının bakiye iş alacağı bulunmadığını, sözleşmenin 4/c maddesinde "....taşeron sözleşme hükümlerine uymadığında işverene verdiği zararlar, uygunsuz işlerin tadili, işverene verdiği maddi zarar için yapılan kesintiler ve içerideki hakkediş tutarı yetmediği takdirde iş bu senet işverence tahsil edilecektir" hükmünün bulunduğunu , idare tarafından da düzenlenen tutanakla davacı tarafından yapılan işin kalitesizliği nedeniyle müvekkilinin ikinci kez aynı işleri yaptırtmak zorunda kaldığını, davacının neden olduğu müvekkilinin bu zararının davacı tarafından karşılanması gerektiğini,

mahkemece davacının kusurlu olarak yaptığı işin müvekkil tarafından ikinci kez yapılması nedeniyle uğramış olduğu zararın tespit edilerek buna göre teminat senedinin iptal edilip edilmeyeceği yönünde karar vermesi gerekirken, gerek usulüne uygun oluşturulmayan bilirkişi kurulu raporunda gerekse mahkemece bu yönde hesap yaptırılmadığını belirterek; istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davacı tarafın Eylül 2017 tarihinden önce işi bıraktığı hususunun davalı tarafından yasal delillerle kanıtlanamamış olmasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle ceza-i tazminatın tahsili, teminat senedinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Taraflar arasında 14/04/2016 tarihli Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servis Onkoloji ve Yataklı Servis Binası Yapım İşine ait muhtelif inşaat işlerine ilişkin birim fiyatlı işçilik sözleşmesi imzalanmıştır. - Sözleşmenin 4/C maddesine göre; Taşeron işverene teminat için 240.000.00 TL teminat senedi verecektir. Taşeron sözleşme hükümlerine uymadığında işverene verdiği zararlar, uygunsuz işlerin tadili, işverene verdiği zarar için yapılan kesintiler ve içerideki hakkediş tutarı yetmediği taktirde işbu senet, işverence tahsil edilebilecektir.

2.1. Gazi Üniversitesi Yapım Uygulama ve Proje Şube Müdürlüğü Kontrol Amiri tarafından 27/04/2017 tarihinde düzenlenen Tutanakta, “.... Şantiye alnında yapılan incelemelerde daha önce tarafınıza yapılan sözlü uyarılara rağmen sıva imalatlarındaki uygunsuzluklara devam edildiği tespit edilmiştir.. Duvar, çimento esaslı sıva, alçı sıva ekiplerin Yapım İşleri Genel Şartnamesinin, Yapı Denetim Görevlisinin yetkileri başlıklı maddesi uyarınca sahadan uzaklaştırılması gerekmektedir. Ayrıca yapılan hiçbir alçı, sıva imalatı yapı denetim görevlilerince uygun bulunmamıştır, teslim alınmamıştır.’’ tespiti yapılmıştır.

- Gazi Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının 30.12.2019 tarihli yazısına göre işin sözleşme bedeli ile tamamlanmaması nedeni ile işin tasfiye sürecine girdiği, henüz geçici kabul, kesin kabul ve kesin hakediş belgeleri düzenlenmediği belirtilmiştir.

2.2. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/91366 Soruşturma no.lu iddianamesinde müştekilerin ... ve ... olduğu, şüphelilerin ..., ... ve ... olduğu, isnat edilen suçun birden fazla kişi ile yağma, mağdurun bir senedi vermeye mecbur edilmesi suretiyle yağma olduğu, suç tarihinin 28.09.2016 olduğu, müştekilerin taşeron ... Gazi Hastanesindeki inşaatta duvar örme işini aldığı ve 07.09.2016 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeni ile davacının da içinde olduğu şüphelilerin zarardan kendilerini sorumlu tutarak zorla senet imzalattıklarını beyan ettikleri, tanık anlatımlarında da şüpheli Halil’in taşeronu olan müştekilerin şantiyede yağma suçuna maruz kaldıklarının beyan edildiği görülmüştür.

2.3. Eser sözleşmelerinde, sözleşme feshedilmediği veya öncesinde eksik ve ayıplı işler yönünden yüklenici ihtarla temerrüde düşürülmediği veya tespit yaptırılarak eksik ve ayıplı işler belirlenerek yükleniciye bildirilmediği sürece yapılan işlerin tamamının, yüklenici tarafından yapıldığının kabulü gerekmektedir.

Dosya kapsamında davalı tarafça, sözleşme kapsamında yapılan işlerde davacı tarafça yapılan işlerin eksik veya ayıplı olduğuna ilişkin ihtarı ve buna yönelik yaptırdığı herhangi bir tespit bulunmadığı, dava dışı kişilere yaptırıldığı iddia edilen işler bakımından bir delil sunulmadığı, dosya kapsamı ve iddianamedeki beyanlara değerlendirildiğinde davacının işe Eylül 2017 ye kadar devam ettiği, bu hususun aksinin davalı tarafça ispatlanamadığı, 27.04.2017 tarihli tutanağın davacının iş sahasından uzaklaştırıldığına ilişkin kesin bir kanaate vardıracak mahiyette olmadığı,

metraj hesaplamasının ise 22.11.2019 tarihli raporda davalı ve idare tarafından düzenlenen 11.10.2017 tarihli 17 no.lu hakedişteki bilgiler doğrultusunda yapıldığı, belirtilen hususlarda hukuka aykırı bir yan bulunmadığı anlaşılmıştır.

2.4. Teminat senedi bakımından ise davalının, dosya kapsamına davacı tarafça yapılan iş nedeni ile uğradığı zarar yönünden bir delil sunamadığı, taraflarca feshi kabul edilen sözleşme ve davalının yükleniminde olan asıl işin tasfiye aşamasında olduğunun anlaşılması neticesinde, iade edilmeyen teminat senedinin iptaline karar verilmesinde hukuka aykırı bir yan bulunmamıştır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,

8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.09.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/5352, K. 2023/2843, 19 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5352
Karar No
2023/2843
Tarih
19 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/5371 K.2023/2905
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/5373 K.2023/6646
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5378 K.2023/5100
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/5382 K.2023/6748
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/5385 K.2023/4066
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5397 K.2023/4693

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.