İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/604 K.2023/168

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/604Karar2023/168Tarih19 Ocak 2023Okuma6 dk · 1.175 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2022/604 E., 2023/168 K.·İncelenen Kararın

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ocak 2023
Mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Tarihi
19.10.2021
Sayısı
2020/373 E., 2021/984 K.
Dava tarihi
02.06.2015
Hüküm/karar
Esastan Reddine
Temyiz eden
Davacı vekili
İlk derece mahkemesi
Burdur 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
23.01.2020
Sayısı
2019/52 E., 2020/32 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.175 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların Burdur 1. Noterliğinin 18.12.2014 tarihli 12572 yevmiye nolu düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdettiklerini, davacının sözleşmenin tarafı konusunda açıkça yanıltıldığını, bu durumun bir hile olduğunu, sözleşmenin sakatlığına kesin bir delil olduğunu, sözleşmede davacı aleyhine birçok madde bulunduğunu, ana hususların teknik konular olduğunu, özel bir bilgi ve deneyim gerektirmekte olduğunu, ancak davacının bu tarz konularda son derece bilgisiz ve tecrübesiz olduğunu,

sözleşmenin imzalanma tarihinin üzerinden 4 ayı aşkın bir süre geçmiş olmasına rağmen ruhsat için başvuru yapılıp yapılmadığı, davacının yapılacak olan inşaat ile ilgili işlemlerin hemen başlatılacağı inancı ile hali hazırda binada oturmakta olan 7 kiracısının tahliyesini sağlamış olduğunu ve sözleşme tarihinden bu yana kira gelirlerinden de mahrum kalmış bulunduğunu beyan ile taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmesinin haklı sebeple feshini,

mahrum kalmış oldukları kira gelirlerinin tespiti ile davalı taraftan tahsiline ve sözleşme sebebiyle uğramış oldukları zararların fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, gayrimenkul üzerine konulan şerhlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bizzat davacının vekili tarafından kaleme alındığını ve sözleşmenin tamamından en ince ayrıntısına kadar davacının haberi olduğunu, sözleşmenin noterde tarafların hür iradeleri ile okunarak ve gerçek isteklerinin aynen yazıldığının belirtilmesi ile imzalanıp onaylandığını, bu hususun aksi ancak aynı veya eş değer bir yazılı belge ile ispat edilebileceğini, davaya konu sözleşmenin yapılmasından hemen sonra yapı denetim hizmet sözleşmesi imzalandığını, kentsel dönüşüm risk analiz çalışması yapılarak rapor tanzim edildiğini, mimari, statik, zemin etüt,

elektrik tesisat, harita aplikasyon ve tesisat projeleri için sözleşmelerin tanzim edilerek ödemelerin yapıldığını, ancak inşaatın ruhsatlandırılması aşamasına gelinemeden davacının sözleşmeden caydığının bildirildiğini, davalı tarafından gönderilen yıkım ruhsatı talebi dilekçesinin imzalanıp Burdur Belediyesine teslim edilmediği için sözleşmeye konu işe devam edilemez olunduğunu ve çalışmaların arz edilen seviyede kaldığını, bu seviyede kalmasının sebebinin davacı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Burdur 1. Noterliğinin 18/12/2014 tarih 12572 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin usulüne uygun olarak yapıldığı, taraf iradelerinin fesih noktasında iradelerinin birleşmediği, davacı tarafça sözleşmenin güvensizlik ortamında ve hile ile akdedildiğine ve cezai şartın fahiş belirlendiğine dair iddialarını ispatlayacak delil ibraz edemediği, sözleşmenin tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu anlaşılmakla; davacının sözleşmenin iptaline ve tazminata hükmedilmesine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Tanık beyanları nazara alındığında, davacının sözleşmeyi ... ile yapacağı inancı ile hareket ettiği ve fakat sözleşmenin noterde tasdiki sırasında ...' ün taraf olarak yazıldığı ve bunun da güvensizliğe yol açtığı iddiaları doğrulanmıştır.

2. Bizzat noter katibi olan tanık ...' ın beyanlarında " tarafların sözleşmeyi flash bellek içinde getirdiklerini ve kendilerinin onayladığını... taraflardan kastının bir tarafta ... beyanından, özü itibariyle sözleşmenin düzenleme şeklinde yapılmadığının açıkça anlaşıldığını,

3.Yerel mahkemenin 2015/261 Esas, 2017/367 Karar sayılı ilk kararı davacı ...'ın istinaf başvurusu üzerine kaldırılmıştır. Davalı tarafın istinaf başvurusu yoktur. Bu nedenle davacı yararına usuli müktesep hak oluşmasına rağmen ikinci kararda davacı aleyhine 26.398,81 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dairelerinin 23/01/2019 tarih ve 2018/153 Esas, 2019/62 Karar sayılı kararı ile ortadan kaldırılmasına karar verilen ilk derece mahkemesinin 14/12/2017 tarih,

2015/261 Esas ve 2017/367 Karar sayılı kararında hüküm altına alınan vekalet ücretinin kararın ortadan kalkmış olması nedeniyle davacı lehine kazanılmış hak oluşturmasının mümkün olmamasına ve ayrıca davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle dava değeri üzerinden kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife gereğince nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı,

istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı HMK 355. maddesi kapsamında yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Sözleşmenin hile ile akdedildiğinin tanık beyanları ile ispatlandığını, 2.Yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden lehlerine usuli müktesep hak oluşmasına rağmen bu husus dikkate alınmadan karar verildiğini, mahkemenin 2015/261 Esas, 2017/367 Karar sayılı ilk kararının davacı ...'ın istinaf başvurusu üzerine kaldırıldığını, davalı tarafın ise istinaf başvurusu olmadığını, bu nedenle davacı yararına usuli müktesep hak oluşmasına rağmen ikinci kararda davacı aleyhine 26.398,81 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, hile hukuki nedenine dayalı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmenin feshi ve kira tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuku

1. Hile (aldatma), genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hatada yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 s. Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 36/1. (818 s. Borçlar Kanunu’nun (BK) 28/1.) maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.

2. Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiçbir şekle bağlı değildir. Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafın iddiasını yazılı belgelerle ispat edemediği, dinlenen davacı tanıklarının davacının kandırılması sonucu sözleşmeyi imzaladığına dair yeterli beyanda bulunmadıkları anlaşıldığından ve bölge adliye mahkemelerinin kaldırma kararı ile usuli kazanılmış hak doğmayacağından davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/604, K. 2023/168, 19 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/604
Karar No
2023/168
Tarih
19 Ocak 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/608 K.2023/169
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2022/611 K.2023/53
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/615 K.2023/373
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/616 K.2023/371
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/617 K.2023/107
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/620 K.2023/322

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.