KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/1234 E., 2024/2092 K.·Birleştirilen Bursa 1.ASL.TİC.MAH. 2022/472 Esas Sayılı Dosyada:
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/583 E., 2022/1393 K.
- Hüküm/karar
- Red
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün asıl ve birleşen davada davacılar vekilince duruşmalı temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. 11.06.2024 gününde duruşmalı temyiz talebinde bulunan asıl davada davacı asiller ..., ... ve vekilleri Avukat ... ile asıl davada davalı vekili Avukat ... ... geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1- İlk derece mahkemesince, kooperatif ortaklığından kaynaklanan tapu iptali ve tescil, mümkün olmaz ise bedel davasında, davacıların kooperatif ortaklığından kaynaklanan başta aidat ödeme yükümlülüğü olmak üzere yükümlülüklerini yerine getirip getirmedikleri anlaşılamadığı gibi davacılar tarafından da aidat ödemesi yaptıklarına dair makbuz/dekont ibraz edilmediği, 2002 yılında tasfiye ve 2007 yılında kooperatifin terkin kararı alınırken kooperatifte ortak olan davacıların dava tarihi olan 2012 yılına kadar iddialarına göre kendilerine verilmesi gereken dairelerin tapularını talep etmediklerinden haklı olmadıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesinin bu kararına karşı davacılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 2021/1376 E., 2021/328 K. sayılı ve 18.02.2021 tarihli kararı ile dava dışı kooperatifin sicilden terkin edilmiş olduğu dosya kapsamından sabit olduğundan ihyası sağlanarak kooperatif aleyhine dava açması için davacıya süre verilmesi sonrasında, açılacak davanın işbu davayla birleştirilmesinin sağlanılması,
kooperatife ait varsa delillerin de toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava dışı kooperatifin yokluğunda, kooperatif kayıtlarının incelenerek davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, söz konusu kararın bozulmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bozma kararı sonrasında, davacılar tarafından birleşen dosya davalısı kooperatife karşı dava açılmış ve bu dava, eldeki asıl dava dosyası ile birleştirilmiştir.
4- İlk derece Mahkemesi bozma üzerine verdiği davacıların kooperatif ortaklığından kaynaklanan başta aidat ödeme yükümlülüğü olmak üzere yükümlülüklerini yerine getirip getirmedikleri anlaşılamadığı gibi davacılar tarafından da aidat ödemesi yaptıklarına dair makbuz/dekont ibraz edilmediği, 2002 yılında tasfiye ve 2007 yılında kooperatifin terkin kararı alınırken kooperatifte ortak olan davacıların dava tarihi olan 2012 yılına kadar iddialarına göre kendilerine verilmesi gereken dairelerin tapularını talep etmediklerinden haklı olmadıkları gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine dair ikinci karara karşı asıl ve birleşen davada davacılar vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, keza; kooperatif dosyasına ilişkin gönderilen evraklarda 17/11/1998 tarihli olağanüstü genel kurulda kasım ayı içerisinde belirlenecek bir günde kura yapılacağı belirtilmiş olduğu ancak dosya içerisinde kura evrakına rastlanmadığı, davacıların bu süreçte aidat ödeme yükümlülüklerini yerine getirdiklerine ilişkin bir delil sunmadıkları, buna ilişkin bir delilin kooperatif dosyasında da bulunmadığı,
davalı ...’ün inşaatın yapıldığı taşınmazdaki payını dava dışı 3. kişiden satın alma suretiyle edindiği, davalı ...’e kooperatif tarafından yapılan bir devrin bulunmadığı anlaşıldığından, ispatlanamayan asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yan bulunmadığından asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1234, K. 2024/2092, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama