KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/1639 E., 2024/1524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/96 E., 2022/446 K.
- Hüküm/karar
- Kabul
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
1- Mahkeme ilk kararında, muvazaa nedeniyle sıra cetveline itiraz davasında dava dışı borçlu şirket defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafından gönderilen havalenin dava dışı borçlu şirketin defterinde kayıtlı olduğu, muvazaa iddiası ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Mahkeme kararına karşı, davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin (Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 17.06.2020 tarihli ve 2016/8812 E. ve 2020/2124 K. sayılı ilamıyla, davalı ile borçlu şirket arasındaki ilişkinin sadece para transferlerine dayalı olduğu, dosyada mevcut banka kayıtlarına göre borçlu şirket yetkilisi olduğu ileri sürülen ... tarafından davalıya gönderilen paranın aynı gün davalı tarafından borçlu şirketin hesabına aktarıldığı,
bu şekilde oluşturulan muhasebe ilişkisinin gerçek olup olmadığı üzerinde durularak ve aynı zamanda davacının takibi mahkeme ilamına dayandığına göre dava tarihinin davalının takip tarihinden önce olup olmadığı hususu da dikkate alınarak muvazaa iddiasının varlığı araştırılarak bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, karar davacı yararına bozulmuştur.
3. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava dışı borçlu şirketin yönetim kurulu başkanın borçlu şirketteki hisselerini devrettiği ve şirket yönetim kurulu başkanlığından ayrıldığı halde, davalı hesabına 1.500.000-USD gönderdiği, bu tutarın aynı gün davalı hesabından borçlu şirkete gönderildiği, davalının üç gün sonra icra takibi başlatmış olduğu, borçlu şirket eski yetkilisi tarafından davalıya yapılan havalenin tekrar borçlu şirkete aktarılması şeklinde oluşturulan muhasebe ilişkisinin gerçek olmadığı,
davacı yanın icra takibinin dayanağı ilama konu davanın davalının dava dışı şirkete yönelik icra takibi tarihinden önce olduğu da gözetildiğinde muvazaa olgusunun yasal delillerle kanıtlanmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; borçlu şirketin eski yönetim kurulu üyesinin şirketteki hisselerini devredip şirketten ayrılmasına rağmen davalı hesabına yüksek miktarda yaptığı para transferinin aynı gün davalı tarafından borçlu şirket hesabına aktarılması şeklindeki muhasebe ilişkisinin gerçek olmadığı ve davacının icra takibinin dayanağı ilama konu davanın tarihi davalının dava dışı şirkete yönelik icra takibi tarihinden önce olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1639, K. 2024/1524, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama