KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/1674 E., 2024/1496 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/117 E., 2023/28 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulü
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma
1- Mahkemece menfi tespit ve istirdat davasında verilen ilk kararda, davacı kefilin icra takibine istinaden 26.08.2011 tarihinde 11.500,00 TL ödemede bulunduğu, bu tarih itibariyle davacının icra takip dosyası kapsamındaki borcunun ise 825,58 TL olduğu, dolayısıyla davacının ödemiş olduğu 10.674,42 TL'nin iadesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Mahkeme kararına karşı, davalı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin (kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 03.12.2014 tarihli ve 2014/2503 E. ve 2014/7815 K. sayılı ilamıyla; kefil olan davacının borcu ödeyen diğer kefil davalı kooperatife, borç miktarının toplam kefil sayısına bölünmesi suretiyle davacıya düşen miktar kadar sorumlu olduğu gözetilerek, kooperatifin kendi temerrüdü ile davacı yanca yapılan ödemelerin de dikkate alınarak hesaplama yapılması doğrultusunda bankacı bir bilirkişiden rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
3. Mahkemece bozmaya uyularak ikinci kararda; davacı kefilin, kredi başvurusu sırasında ibraz ettiği taahhütnamenin doğmamış haktan feragat niteliğinde olduğundan geçerli olmadığı, kefil olan davacının borcu ödeyen diğer kefil davalı kooperatife, borç miktarının toplam kefil sayısına bölünmesi suretiyle davacıya düşen miktar kadar sorumlu olduğu, davalı kooperatifin davacıdan kefilliği sıfatı ile dava tarihi olan 15/12/2011 tarihi itibari ile talep edebileceği toplam miktarın 3.023,12.-TL olup, davalının davacıya 8.476,88.-TL'lik miktarı iade etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Bu karara karşı, davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin (kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 25.01.2021 tarihli ve 2018/2090 E. ve 2021/174 K. sayılı ilamıyla; bozma ilamına yanlış mana verilerek menfi tespite ilişkin talep yönünden hüküm kurulmamasının doğru görülmediği gerekçesiyle hüküm tekrar bozulmuştur.
5. Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararda; davacı kefilin, kredi başvurusu sırasında ibraz ettiği taahhütnamenin doğmamış haktan feragat niteliğinde olduğundan geçerli olmadığı, kefil olan davacının borcu ödeyen diğer kefil davalı kooperatife, borç miktarının toplam kefil sayısına bölünmesi suretiyle davacıya düşen miktar kadar sorumlu olduğu, davalı kooperatifin davacıdan kefilliği sıfatı ile dava tarihi olan 15/12/2011 tarihi itibari ile talep edebileceği toplam miktarın 3.023,12.-TL olup, davalının davacıya 8.476,88.-TL'lik miktarı iade etmesi gerektiği, ilk kararda davacının tazminat talebinin reddine karar verildiği,
kararın davacı tarafça temyiz edilmediği ve davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu, bu nedenle davacı lehine tazminatın reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6. Karara karşı taraflar vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olduğu, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; kötü niyet tazminatı yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak ilkesinin gözetildiği anlaşılmakla taraflar vekillerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1674, K. 2024/1496, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama